7. Ceza Dairesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Sanığın gıyabında verilen 12.12.2007 tarihli mahkumiyete dair kararda; başvuru süresinin başlangıcı ve başvuru yönteminin gösterilmediği, yapılan tebligatında yukarıda anılan hususları içermediği bu nedenle kararın kesinleşmediği; öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiş, red kararının kaldırılarak 12.12.2007 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/5.madde fıkrası "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir" kuralını içermekte olup, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre 5219 sayılı yasanın 3/B madde fıkrası ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca hükmün temyizi kabil bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE, 03.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap