11. Hukuk Dairesi

Davalı ...... taraf davaya süresi içinde cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m. 128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Dava; İİK'nın 72/3 maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. İİK 72/1.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." şeklinde, 6102 sayılı TTK. 778/1-d maddesi yollaması ile TT. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687. maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825. maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, davalı tarafından davacı aleyhine ... sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, (...) davacının takibe konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, sahtecilik (imza inkarı) def'inin senedin geçersizliğine ilişkin mutlak nitelikte def'i olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, . . . alınan rapor kapsamında takibe dayanak bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından takip ve dava konusu edilen bonolar üzerinde davacıya atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, bu hususlar doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davalının takibe konu bonolarda lehtar olduğu, bu surette imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesi gerektiğinden İİK md. 72/5. hükmü gereğince davacı lehine % . kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap