12. Ceza Dairesi 2024/105 E. , 2024/4356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2021 tarihli ve 2019/212 esas, 2021/161 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 28/02/2022 tarihli ve 2021/2601 esas, 2022/538 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Tire Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanması işleminin sonucu düzenlenecek talepname üzerine veya resen dosyanın işleme alınıp gereğinin düşünülmesine ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/08/2022 tarihli ve 2019/212 esas, 2021/161 sayılı ek kararını takiben, Tire Cumhuriyet Başsavcılığınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş anılan dosyada seri muhakeme usulü ile ilgili uygulama yapılamayacağından bahisle dosyanın işlemsiz iade edilmesi üzerine infazın kaldığı yerden devamına yönelik Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2023 tarihli ve 2019/212 esas, 2021/161 sayılı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2023 tarihli ve 2023/297 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07/12/2023 gün ve 94660652-105-35-16094-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134194 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134194 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın mahkûmiyetine konu suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesince kararın 16/03/2021 tarihinde verildiği ve 28/02/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu hükümde, sanığın mahkûmiyetine konu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, sanık hakkındaki mahkumiyet kararının 16.03.2021 tarihinde verildiği, 28.02.2022 tarihinde de kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5 inci maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2023 tarihli ve 2023/297 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2024 tarihinde karar verildi.