11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/5147 E. , 2024/6949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “...” ibareli markasının davalı Kurum nezdinde T/02531 başvuru numarası ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/40439 sayılı ve "...+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Markalar Dairesi kararıyla kısmen kabul edilerek 29. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru markasından çıkartıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazın ise YİDK'nın kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa davacının tescilli markaları ile dava konusu markanın ayniyet derecesinde benzediğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvurunun kapsamındaki 29. sınıf mallarla davacının itiraza mesnet markalarının kapsamındaki 32 ve 33. sınıf malların da ilişkili olduğunu, davacıya ait “...” ibareli markaların seri marka niteliği taşıdığını, davalı markanın tescili halinde davacı markasının itibarından haksız bir şekilde yararlanacağını ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4766 sayılı kararının iptalini ve 2017/40439 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin marka başvurusundan davacının itirazı sonucu belirli emtiaların çıkarıldığını, bu kısmi ret kararına yapılan ikinci itirazın reddedildiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, iltibas tehlikesinin var olmadığını, davalı marka ile itiraza mesnet markaların hitap ettiği kesimlerin çok farklı olduğunu, davacı markasının toplumsal tanınmışlık derecesine erişmiş bir marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının “...” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, (gerek işaret, gerekse mal benzerliği oluştuğu), işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "şekil+..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "...” ibare içeren tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği, taraf marka işaretleri benzediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunduğu, bilirkişi heyetindeki karşı görüşe HMK'nın 282. maddesindeki "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle iştirak edilmediği, taraf markaları arasında işaretler ve mal benzerliği oluştuğundan farklı sınıflara ait olup da tanınmışlık kriteri koşullarının oluşmadığı, ne var ki bu durumun oluşan neticeye de etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-4766 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/40439 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, rapordaki çelişkilerin giderilmediğini, reklam ve marka danışmanının muhalefet şerhinin bulunduğunu, taraf ürünlerinin marketlerde yan yana satılmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, markaların da aynı olmayıp "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, böylece markaların esas unsurunun aynı olduğu, başvuruda şekil unsuru bulunmakta ise de, bunun başvuruyu itiraza mesnet markalardan farklılaştırmaya yetmediği, dava konusu markanın 29. sınıf malları kapsadığı, itiraza mesnet markaların ise 32, 33, 35, 41 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli oldukları, davalı tarafça markaların kapsamlarının benzer olmadığı savunulmuş ise de, içerisinde gıda mühendisi bilirkişinin yer aldığı heyetin çoğunluk görüşünde 29. sınıf malların 33. sınıf ile birlikte tüketilebilmesi ve 29. sınıfta yer alan emtianın restaurantlarda sunulabilmesi nedeniyle 43. sınıf hizmetler ile de ilişkili bulunduğunun belirtildiği, bu hali ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.