Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/356 E. , 2023/5122 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1. ... Temizlik Sağlık Hizmetleri ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
2....
3....
4....
İSTEMİN_KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Sağlık Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen suç duyurusu raporuna istinaden başlatılan ceza kovuşturması nedeniyle kamu ihalelerine katılamadıklarından bahisle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarara karşılık ... Temizlik Sağlık Hizmetleri ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. için 50.000,00-TL maddi; ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi zararın fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ceza yargılamasında davacılar hakkında beraat karar verilmesinin, geriye dönük olarak bu süreç içerisinde farklı mercilerce verilmiş tüm kararların ve yapılmış tüm işlemlerin hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmiş olduğu sonucunu doğurmadığı;
Bakanlıkça suç duyurusunda bulunulurken suçun işlendiğine dair hukuken kabul edilebilir bir şüphenin oluşmasının yeterli olduğu, suçun işlendiğini ortaya koyacak mercin ceza mahkemesi olduğu, kaldı ki Bakanlığın suç duyurusunun ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da ciddi görülerek davacılar hakkında iddianame düzenlendiği; Öte yandan, davacılar tarafından, Bakanlık müfettişi F.T. hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ancak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni verilmediği;
Bu kapsamda, dava konusu olayda, davalı idareye yöneltilebilecek hiçbir hizmet kusurunun bulunmadığı, kaldı ki, davalı idarenin hizmet kusurunun varlığı saptanmış olsa bile idarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan zararın, gerçekleşmiş, kesin ve belli bir zarar niteliğinde olması gerektiği, henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların idare tarafından tazminine karar verilemeyeceği, uyuşmazlık konusu olayda davacılar hakkında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilmediği gibi kesin teminatın da gelir kaydedilmediği, bu itibarla, davacılar tarafından kamu ihalelerine iştirak edilemeyecek olması nedeniyle oluşması muhtemel ve miktar olarak da ispatlanamayan zararlarının (kâr kayıplarının) karşılığı olarak talep edilen maddi tazminat isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı; Manevi tazminat istemi yönünden ise, dava konusu olayda, manevi tazminata hükmedilebilmesi için gereken şartların oluşmadığı; Bu itibarla, davacıların maddi ve manevi tazminat isteminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, gerçeği yansıtmayan ve kurgudan ibaret olan Bakanlık müfettişi tarafından düzenlenen rapora istinaden haklarında suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan ceza kovuşturması nedeniyle yaklaşık 8 yıldır kamu ihalelerine iştirak edilemediği, bu süreçte hem maddi hem de manevi yönden zarara uğradıkları, ceza davasında haklarında beraat kararı verildiği, ceza davası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla taraflarına isnat edilen suçlamaların gerçeği yansıtmadığının açıkça ortaya konulduğu, bu itibarla, hukuka aykırı olarak düzenlenen müfettiş raporu nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalı idarece tazminine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararlarında hukukî isabet bulunmadığı ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.