Esas No
E. 2019/3643
Karar No
K. 2024/1381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku
Aramaya Dön
DANIŞTAY

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

E. 2019/3643 K. 2024/1381 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Danıştay Danıştay 13. Daire Başkanlığı, E. 2019/3643, K. 2024/1381, T. 20.03.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Esas No
2019/3643
Karar No
2024/1381
Karar Tarihi
20.03.2024
Dava Türü
IDARI
Hukuk Alanı
İdare Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3643 E.  ,  2024/1381 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2019/3643
Karar No: 2024/1381
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Elektrik A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. ..., Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacı şirkete verilen idari para cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen 8.583.681,22-TL tutarlı ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına karşı açılan davanın halen derdest olduğu, dolayısıyla kesinleşmeyen amme alacağının takibine girişildiği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verildiği, bu kararın onanarak kesinleştiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına karşı açılan davada, davanın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 02/06/2010 tarih ve E:2007/9365, K:2010/4595 sayılı kararıyla reddedildiği, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/02/2014 gün ve E:2010/2839, K:2014/495 sayılı kararıyla davanın reddi kararının onandığı, bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/03/2017 tarih ve E:2014/2842, K:2017/1057 sayılı kararıyla reddedildiği ve idari para cezasının kesinleştiği, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu durumda, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenerek usulüne uygun tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının sebebini oluşturan ihlâlin 16/05/2002 tarihinde gerçekleştiği, vergi alacaklarının tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, yine 5 yıllık tahsil zamanaşımının da dolduğu, dava konusu ödeme emrinin mükerrer olarak düzenlendiği, dayanağı Kurul kararının hukuka aykırı olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesindeki şekil şartlarını taşımadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı şirkete 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 9.557.363,02-TL idari para cezası verilmiş, davacı şirketin emanet hesabında bulunan alacağın mahsubu sonrası kalan 8.583.681,22-TL'nin tahsili amacıyla ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri düzenlenmiş, söz konusu ödeme emrine karşı açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmuş, bunun üzerine bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verilmiş, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı açılan davanın reddine ilişkin Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/02/2014 gün ve E:2010/2839, K:2014/495 sayılı kararıyla onandıktan sonra karar düzeltme istemi de Kurul'un 08/03/2017 tarih ve E:2014/2842, K:2017/1057 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiş, bunun üzerine idari para cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen 8.583.681,22-TL tutarlı ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Kurul Kararlarına Karşı Yargı Yolu" başlıklı 55. maddesinin, dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunla değişik şeklinde; Kurulun nihaî kararlarına, tedbir kararlarına ve idari para cezalarına ilişkin kararlarına karşı iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği; Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının kararların uygulanmasını ve para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır. 01/12/2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanunun karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş, "Genel Kanun Niteliği" başlıklı 3. maddesinde; bu Kanun'un genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağı hükmü yer almış; anılan hükmün Anayasa Mahkemesi'nin 22/07/2006 tarih ve 26236 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/03/2006 tarih ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, anılan iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihten önce 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanun ile anılan madde yeniden düzenlenmiş; buna göre, bu Kanunun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı öngörülmüş; Kanun'un 17. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının ilk düzenlenme biçimlerinde, idarî para cezasının, Devlet Hazinesi'ne ödeneceği, kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması hâlinde idarî para cezasının, ilk taksidinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilebileceği, taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi hâlinde idarî para cezasının kalan kısmının tamamının tahsil edileceği; kesinleşen kararın, derhâl tahsil için mahallin en büyük mal memuruna verileceği, idarî para cezasının, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tahsil edilen idarî para cezasının kanunla belirlenen bir oranının, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun hesabına aktarılacağı hükümleri yer almış; anılan düzenlemelerin 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanun ile değişik hâllerinde ise; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının Genel Bütçeye gelir kaydedileceği, Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği kuralları yer almış; Kanun'un "Yerine getirme zamanaşımı" başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrasında, yerine getirme zamanaşımı süresinin elli bin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi hâlinde yedi yıl olduğu kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare Mahkemesi'nce 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği hükümlerinden yola çıkılarak idari para cezasının kesinleşmediği takdirde 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edilemeyeceğinden bahisle idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği üzerinden ödeme emrinin değerlendirildiği ve idari para cezasının kesinleştiği gözetilerek dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Bu noktada, yukarıda aktarılan mevzuat düzenlemeleri de dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta, 4054 sayılı Kanun uyarınca verilen idarî para cezalarının takip ve tahsilinde zaman bakımından uygulanacak kural meselesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda yer alan tahsilat hükümlerinin, özel kanun niteliğinde olan 4054 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelere göre, sonraki Kanun olması ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, Anayasa Mahkemesi'nin 01/03/2006 tarih ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hâliyle tüm kabahatler için istisnasız, iptal kararı sonrası 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanunla getirilen değişikliklerden sonra ise kanun yolları hariç istisnasız olarak uygulanmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir.

Bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun'un 55. maddesinin, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile, önceki düzenlemede yer alan Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağı yönündeki hükmün muhafaza edilmesi suretiyle yeniden düzenlenmesi sonrasında; ilgili Kanun hükümlerinin, Kabahatler Kanunu'nun bütün kabahatler bakımından uygulanması amacıyla yürürlüğe giren genel kanun niteliğindeki hükümlerine, 23/01/2008 tarihinden sonra öncelikli olarak uygulanması gerektiği; bu anlamda, yine Kabahatler Kanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu yönündeki hüküm gereği, bu tarihten sonra 4054 sayılı Kanun'da yer alan tahsilat hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır.

Bütün bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, 23/01/2008 tarihinden sonra 4054 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılması idari para cezalarının takip ve tahsilini durdurmamakta, başka bir anlatımla bu tarihten sonra 4054 sayılı Kanun kapsamında bir idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenleyebilmek için idari para cezasının kesinleşmesi gerekmemektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrine karşı açtığı davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararının Dairemizin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla "ödeme emrinin düzenlendiği 16/10/2007 tarihinde 4054 sayılı Kanun'da öngörülen idarî para cezalarının takip ve tahsili açısından Kabahatler Kanunu'nun uygulanması gerektiği açık olduğundan, bu tarihte ödeme emrinin dayanağı idarî para cezasına karşı açılan davanın derdest olduğu, bu anlamda söz konusu idarî para cezasının kesinleşerek takip edilebilir hale gelmemiş olduğu anlaşılmakla, kesinleşmemiş idarî para cezası için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle bozulduğu, bunun üzerine bozma kararına uyularak .... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalı idare tarafından, 23/01/2008 tarihinden sonra idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenleyebilmek için idari para cezasının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmasa da, .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal kararı verilinceye kadar hukuk âleminde mevcudiyeti devam eden ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri henüz iptal edilmemişken düzenlenecek bir ödeme emrinin mükerrerlik oluşturacağı ve ancak 18/09/2013 tarihinden sonra davalı idarenin yeni bir ödeme emri düzenleyebileceği gözetildiğinde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezasının miktarı üzerinden belirlenen yedi yıllık yerine getirme zamanaşımının dava konusu ödeme emrinin tesis edildiği 17/05/2018 tarihinde dolmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:2... sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3.Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Danıştay IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı Kanun 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile, önceki düzenlemede yer alan Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağı yönündeki hükmün muhafaza edilmesi suretiyle yeniden düzenlenmesi sonrasında; ilgili Kanun hükümlerinin, Kabahatler Kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tahsil edilen idarî para cezasının kanunla belirlenen bir oranının, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun hesabına aktarılacağı hükümleri yer almış; anılan düzenlemelerin 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanun ile değişik hâllerinde ise; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği kuralları yer almış; Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 4054 sayılı Kanun 26236 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/03/2006 tarih ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, anılan iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihten önce 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanun ile anılan madde yeniden düzenlenmiş; buna göre, bu Kanunu 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu K6183 md.55 K26236 md.17 K5326 md.2 K2577 md.45 K4054 md.6 K5326 md.17 K4054 md.55 K26781 md.5 K5326 md.21 K2577 md.50 K6183 md.21
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog