Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/1274
Karar No
K. 2023/2926
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1274 E.  ,  2023/2926 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/1274
Karar No: 2023/2926
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Odası
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

.

VEKİLİ: Av....

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2021/4477, K:2022/6788 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/05/2021 tarih ve 31481 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4/ç maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2021/4477, K:2022/6788 sayılı kararıyla; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1., 2., 5., 27., 34. ve 36. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 29. maddeleri, 26/10/2016 tarih ve 29869 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. ve 477. maddeleri ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 1., 4., 5., 8., ve 24. maddelerine atıfta bulunularak; Dava konusu düzenlemenin; "Yetki belgesi eki taşıt belgelerine elektrikli taşıtlar da ilave edilebilir. Yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi elektrikli taşıtlar için bu Yönetmelikle belirlenen motor silindir hacmi şartı aranmaz." kısmı yönünden;

Dava konusu düzenleme ile yetki belgesi eki taşıt belgelerine "elektrikli taşıtlar"ın da ilave edilebilmesine olanak sağlandığı, davacı tarafından, düzenleme ile tüm yetki belgesi türlerine elektrikli "otomobil" kaydı yapılmasının mümkün hale geldiği, bu durumun belirsizlik doğurduğu, A1, B1, B2, D2 yetki belgesi türlerinde kullanılacak olan araçların şehir içinde yolcu taşıyarak taksicilik faaliyetlerinde bulunabilmesinin önünün açıldığı, bu durumun ise taksicilik faaliyetine karşı haksız rekabet oluşturduğu, otobüsle taşıma yetkisi verilenlerin otomobille taşıma yetkisinin bulunmadığı belirtilerek, düzenlemelerin iptalinin gerektiği öne sürülmüş ise de; yetki belgesi türlerinin, taşımanın niteliğine ve/veya otomobil, otobüs gibi "taşıt cinsi"ne göre belirlendiği, dava konusu düzenlemenin ise, yetki belgesi eki taşıt belgelerine ilave edilecek taşıtta kullanılacak "alternatif yakıt türüne" yönelik belirleme içerdiği görüldüğünden davacının anılan iddialarına itibar edilmediği,

Öte yandan, davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin A1, B1, B2, D2 yetki belgesi türlerinde kullanılacak olan araçların şehir içinde yolcu taşıyarak taksicilik faaliyetlerinde bulunabilmesinin önünün açıldığı, bu durumun ise taksicilik faaliyetine karşı haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiş ise de; yetki belgesi sahiplerinin taşıtlarını amaç dışı faaliyette kullanmasının, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde yaptırım gerektiren bir fiil olarak düzenlendiği, bu durumun dava konusu düzenlemeyi kusurlandırıcı nitelikte görülmediği,

Bu durumda; elektrikli araçlarla yolcu taşımacılığının, diğer yakıt türleri ile çalışan araçlara kıyasla daha çevreci ve ekonomik olması, bu bağlamda ülke ekonomisinin enerji konusunda dışa bağımlılığının azaltılması hususları gözetilerek, yetki belgesi ekine kaydedilecek taşıtlar arasına elektrikli taşıtların da eklenmesi yönündeki Yönetmeliğin söz konusu kuralında, üst hukuk normuna ve bu norm ile ulaşılmak istenen amaca aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı alt bendinde yer alan düzenlemeler ile anılan maddenin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi elektrikli taşıtlar için Yönetmelikle belirlenen motor silindir hacmi şartının aranmayacağına ilişkin dava konusu düzenlemenin, yapısal/teknolojik farklılıktan kaynaklandığının anlaşıldığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu düzenlemenin; "Ancak, yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi taşıtların motor gücünün 70 kW ve üzerinde olması şarttır." kısmı yönünden; 31/12/2021 tarih ve 31706 (6. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "70 kW" ibaresi, "105kW" olarak değiştirilerek yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi taşıtların motor gücüne ilişkin kriterin yeniden düzenlendiği, dava konusu bu kural hakkında davalı idarece yeniden düzenleme yapıldığı görüldüğünden, işin esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu düzenlemenin "Yetki belgesi eki taşıt belgelerine elektrikli taşıtlar da ilave edilebilir. Yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi elektrikli taşıtlar için bu Yönetmelikle belirlenen motor silindir hacmi şartı aranmaz." kısmı yönünden davanın reddine, "Ancak, yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek otomobil cinsi taşıtların motor gücünün 70 kW ve üzerinde olması şarttır." kısmı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, tüm elektrikli araçların yetki belgeleri ile kullanımına olanak sağlandığı, düzenlemeyi haklı ve geçerli kılan hukuka uygun ve nesnel bir nedenin olmadığı, B ve D türü yetki belgesi sahiplerinin elektrikli otomobiller ile şehir içinde fiilen taksicilik yapacağı ve bu durumun korsan taşımacılığa sebep olacağı, şehir içi 2900 cm³ silindir hacimli araçlarla dahi taksi faaliyeti niteliğinde yolcu taşımacılığı yasa dışı bir biçimde yapılmakta iken, temini daha kolay olan elektrikli araçlarla bu yasa dışı faaliyetin daha fazla artacağı, bu durumun ise kamu yararına aykırı olacağı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/11/2022 tarih ve E:2021/4477, K:2022/6788 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog