Esas No
E. 2022/6494
Karar No
K. 2024/11948
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/6494 E.  ,  2024/11948 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/577 E., 2019/1501 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/226 Esas, 2018/133 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu, altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/1501 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Dosyada ... raporu bulunmadığına, HTS inceleme araştırma ve tespit tutanağı dikkate alınacaksa bile, dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek; ... raporu alınması gerektiğine,

2.Ardışık arandığı söylenen üçüncü şahsın tanık olarak dinlenilmediğine,

3.Taraflarınca yapılan araştırmalarda işbu ardışık aramaya konu sabit numara olan ... numaralı sabit hattın bir Trabzon merkezli ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait ve bir de İstanbul merkezli ... Telekomünikasyon A.Ş.' ye ait gözüktüğüne, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan eksik inceleme ve arştırma ile karar verildiğine,

4.Sanığın bahsettiği ... isimli şahıs araştırılmadığına, sanığa uygulamaya ilişkin sorular sorulmadan eksik soruşturmayla ByLock kullandığının kabul edildiğine,

5.Bölge Adliye Mahkemesinin birinci duruşmasında sanığın müdafii olmadan alınan savunmasının hükme esas alındığına,

6.Sanığın ByLock programını kullandığının kesin delillerle ispat edilemediğine,

7.Sanık hakkında ardışık arama mevcut olmadığına, bahse konu sabit hattın belirtilen tarihte telekomünikasyon numarası olarak gözüktüğüne,

8.Sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,

9.Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

10.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan)16.

Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilmesi, ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer asker şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmesi, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılması ile bahsi geçen tüm ifade sahiplerinin tanık olarak usulüne uygun olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

B. Kabul ve uygulamaya göre de;

Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/1501 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.