19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ... İnşaat... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, hem usule ilişkin hem de esasa ilişkin nedenler ile iş bu davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin, ... ... Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan ...kısım Müteferrik Atıksu,Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı işi Müvekkil şirket üzerinde kaldığını, davalı İdare ile müvekkili şirket arasında 03.06.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, İş bu sözleşme kapsamında idarenin müvekkiline uygun ruhsat verip çalışmaları bu ruhsata istinaden çalışmalar yaptığını, idarenin müvekkiline vermiş olduğu ruhsatta kurumların alt yapıları sorulmuş ve müvekkilininde kendisine verilen ruhsata istinaden çalışmalarını gerçekleştirdiğini, hasarın meydana gelmesinde davacı yanın özensizliğinden ve kusurundan kaynaklandığını, davacı yanın, teknik şartname ve yönetmeliğine göre alt yapısını yapmadığını, davacı yanın, teknik şartnamelerine ve yönetmeliklere göre Teknik şartnamelere mevcut altyapıların (Elektrik,doğalgaz,kanalizasyon bağlantıları,internet,içme suyu ve benzeri) zeminden minimum 1.00 mt alttan ve korumalı malzeme ile geçmesi gerektiğini, ayrıca bu tarz çalışmalar yapılırken yani döşenirken işin fenni kuralları gereği yolun ortasına değil kanalizasyon, içme suyu gibi hatlar düşünülerek yol kenarına döşenmesi gerektiğini, müvekkili şirketi, uhdesinde kalan iş için çalışma yapmadan önce idare tarafından müvekkil şirkete çalışma alanına yapacağı alanda ki alt yapı planlarına ilişkin çalışma ruhsatında davacı yan haber verilmek kaydı ile uygun olduğu görüşünü belirtmiş ve müvekkili şirket tarafından davacı yana her ne kadar bilgi verilmiş ise de davacı yanın nezaretçi göndermediğini, müvekkili şirketin davalı yan olan idare tarafından verilen çalışma ruhsatında yer alan alt yapısı bulunan kurumlar ile görüşerek çalışmalarına başladığını, Müvekkili şirketin en fazla 10 metrelik bir alanda çalışmalarını yapmakta vekazı çalışmalarına başlayınca davacı yanın iddia etmiş olduğu kazı çalışmalarında yer alıyorsa uyarı levhaları müvekkilinin çalışma alanı dışında olduğunu, davacı yan ilgili hasarlara ilişkin bedelleri nasıl belirlendiği anlaşılmadığını, davacı yanın işçilik kalemi gibi birçok kalemi hesapladığı gibi aynı kalemlerin iki kere hesaplandığı ve bu hesaplamaların dayanağının ne olduğunu belirtilmediğinden izaha muhtaç hasar bedelleri kalemlerini kabul etmenin mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından idare aleyhine açılan davada 13.142,47-TL hasar bedelinin faizi ile birlikte tazmini talep edilmişse de idaresine olayın sorumlusu ne de kanun gereği tazminatın borçlusu olduğundan, aleyhine açılan davanın usul, husumet ve esas yönlerinden reddini talep ettiğini, davacı vekili tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız takipte ödeme emri müvekkili idareye tebliğ edilmediğini, dolayısıyla itiraz da edilmediğini, bu nedenle iş bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, dava süresi içerisinde açılmamış olup, huzurdaki iş bu davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu yapılan adreste müvekkili idare elemanlarınca değil yüklenici firmalar tarafından kazı çalışması yapıldığını, hasara işbu yüklenici firmalar neden olduğunu, davacı vekili dilekçesinde olayın ardından mahallinde hasar tesbit tutanağı düzenlendiğini beyan ettiğini, düzenlenen hasar tesbit tutanağı tek taraflı olarak hazırlanmış olup, kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, yine davacı vekili T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranına göre işlem yapılmasını talep ettiğini, bunun da kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın hasar alacağından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğunu, bu tür davalarda yasanın öngördüğü faiz yasal faiz olduğunu bildirip, davanın öncelikle, hukuki menfaat yokluğu, usulüne uygun düzenlenmiş arabuluculuk tutanağı yokluğu yönünden, müvekkili idarenin söz konusu hasar ile doğrudan veya dolaylı olarak bir ilgisinin bulunmaması hasebiyle yargı yolu, zamanaşımı ve husumet yönünden, davacı vekilinin müvekkilinin idarenin doğrudan veya dolaylı olarak sebep olmadığı bir hasarın bedelini talep edemeyeceği hasebiyle esas yönünden reddine, karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2024/ ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ... ...na ve ... ye müzekkere yazılarak, kazı ruhsatının olup olmadığının araştırılmıştır. HMK md. 119'da dava dilekçesinin içeriği düzenlenmiştir. Bu maddenin ğ bendine göre "açık bir şekilde talep sonucu"nun bildirilmesi gerekir. Zira yargılamaya egemen olan ilkeler kapsamında hâkim, kural olarak tarafların talepleri ile bağlıdır. Talepten fazlaya ya da başka bir şeye karar veremez. Talep sonucunun dava dilekçesinde açık bir şekilde yer almaması tamamlanabilir bir eksikliktir. HMK md. 119/2'de eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Eksikliğin tamamlanmamasının müeyyidesi ise aynı maddede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi olarak belirtilmiştir. Somut olayda davacı tarafın dava dilekçesinin incelenmesinde önce davanın konusu açıklanırken itirazın iptali talep edildiği ardından dilekçenin sonuç bölümünde hem tazminat hem de itirazın iptali talep edildiği görülmüştür. Davacının talep sonucunda yaşanan tereddüt sebebiyle tensip tutanağının 17. ara kararı ile HMK md. 119'a uygun olarak kesin süre verilmiştir. Tensip zaptı davacı vekiline 18/11/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacı vekilince açıklama yapılmadığı görülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeplerle dava dilekçesinin talep sonuç kısmının açık ve net olmaması sebebiyle, talepteki eksikliğin tamamlanması için HMK md. 119 uyarınca davacı tarafa tensip zaptı ile kesin süre verilmiş ve kesin süre sonucu ihtar edilmiştir. Ancak verilen kesin süre içinde eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır. Verilen kesin süre ile birlikte tarafların ve hâkimin bağlı olduğu gözetilerek duruşma günü beklenmeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın