8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/4137 E. , 2024/5426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitinde mera olarak sınırlandırılan taşınmaza yönelik orman iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Dava konusu taşınmazların bulunduğu İnegöl ilçesi Meşruriye köyü mülki sınırları içerisinde kalan Oylat Serisi Geçilmez ve Gürcü ... Devlet Ormanlarında, 6831 sayılı Kanun'un değişik 1 inci maddesine göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 inci maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları 17.12.1979 tarihinde tamamlanarak, 1980 yılında ilân edilerek kesinleşmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İnegöl ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 112 ada 184, 214, 215, 238, 239, 240 ve 241 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına mera olarak tespit edildiğini, müvekkil kurumca dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın bulunduğu Çiftlik köyünde yapılan orman kadastrosu ve 2/B aplikasyonu ilan edilerek kesinleşmiş olup, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığını, nitekim mera olarak kabul edilen kesiminin üzerinde eylemli olarak orman bitkilerinin varlığının belirlendiğini, bu durumda eylemli orman olan kesimin memleket haritasında orman görülmemesinin yahut orman kadastrosuna göre orman olarak tespit görmemesinin dahi bu olguyu değiştirmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davaya konu taşınmazın mera kanuna göre yapılan tespit ve tahsisinin iptali ile niteliğinin orman olarak düzeltilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu 112 ada 214 ve 215 parseller ilişkin olarak başka davacı tarafından da açılmış tapu iptali ve tescil davası olduğundan irtibatı olması nedeniyle birleştirilmek üzere tefrik kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, Bursa ili İnegöl ilçesi ... köyü 112 ada, 184 - 238 - 239 - 240 - 241 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davalılar Hazine ve ... vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesi Başkanlığının 24.10.2017 tarihli ve 2016/3403- 2017/8305 E/K sayılı kararı ile "Somut olaya gelince; davalı köyün 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 sayılı Kanun) yukarıda belirtilen hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak belediyeye katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece; 6360 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı köyün bağlı bulunduğu ilçe Belediye Başkanlığı yanısıra Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya katılımları sağlanarak taraf teşkili oluşturulmalı, delilleri toplanmalı, ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmelidir. Kabule göre de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebliğat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanuna (3402 sayılı Kanun) eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17 nci maddesi ile eklenen "Bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki Geçici 11 inci maddesi hükümlerine rağmen, yargılama harçlarının davalı Belediyeye yükletilmesi de hatalıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir,
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 6360 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı köyün bağlı bulunduğu ilçe Belediye Başkanlığı yanısıra Büyükşehir Belediye Başkanlığı da davaya dahili davalı olarak eklenmiş, mahkemece aynı gerekçelere dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dahili davalı ... Belediyesi vekili davada İnegöl Belediyesinin hasım olması gerektiği, kendilerinin taraf sıfatı olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aksi halde ise dava konusu taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı ve mera vasfı taşıdığı, bilirkişi raporu yeterli inceleme yapılmadan alındığından bahisle kararın bozulması talebiyle temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.