Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/6300
Karar No
K. 2024/3656
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/6300 E.  ,  2024/3656 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/6300
Karar No: 2024/3656
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem:

Davacı tarafından, ... Turz. İnş. Gıda Tar. Hayv. Met. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 2007-2008-2009-2010-2011-2012 yılları 1-12 dönemlerine ilişkin 174.216,75-TL tutarındaki ecrimisil alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 01.12.2017 tanzim tarihli ve ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı ödeme emirleri ile 15.11.2017 tanzim tarihli ve ..., ..., ..., ... numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Dava konusu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirketin yapılan malvarlığı araştırmasında şirketin borçlarını karşılayacak malvarlığına rastlanılmadığından bahisle, söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına işbu davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği görülmüş ise de, davalı idarenin savunma dilekçesine ekli belgelerden, asıl amme borçlusu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında ilgili şirket adına kayıtlı 2 adet aracın olduğu tespit edildiği anlaşıldığıdan, idare tarafından öncelikle şirket adına kayıtlı araçların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili maddeleri gereğince satışa çıkarılması sonucunda kamu alacağının ne kadarlık kısmının karşılandığının net olarak ortaya konulması ve alacağın karşılanmayan kısmı için şirketin kanuni temsilcisi adına takibe geçilmesi gerekirken, asıl borçlu şirket adına tüm takip yolları tüketilmeksizin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim olunan dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, dava konusu ödeme emirleri ile dayanağı olan ecrimisil ihbarnamelerinin miktarlarının uyuşmadığı ve ödeme emri ile ecrimisil ihbarnamelerindeki taşınmazın işgal edildiği dönemler arasında farklılıkların bulunduğunun anlaşılması üzerine Mahkemece yapılan ara kararlara rağmen çelişkinin sebebinin net olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davalı tarafından, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, şirket üzerine kayıtlı olduğu tespit edilen 2 motosikletin satışından elde edilecek gelirin borcun tamamını karşılamayacağı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir.

Buna göre, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin kamu borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır. 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ise; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının yetkilisi olduğu ... Turizim İnşaat Gıda Tarım Hayvancılık Metal Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Ereğli Merkez Mahallesinde bulunan deniz dolgu alanının toplam 1.868,00m2'si üzerinde çay bahçesi ve düğün salonu yapmak suretiyle 2007-2012 tarihleri arasında fuzulen işgal ettiği gerekçesiyle ecrimisil ihbarnameleri düzenlendiği, iş bu ecrimisil ihbarnamesinin cebren tahsili amacıyla şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması neticesinde tahsil edilemeyeceği anlaşılan 174.216,75-TL tutarındaki ecrimisil alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece her ne kadar asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı 2 adet aracın olduğunun tespit edilmesi üzerine, bu araçların satışa çıkarılarak kamu alacağının ne kadarını karşıladığının net olarak ortaya konulması ve alacağın karşılanmayan kısmı için kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidebilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiği anlaşılan kararda hukuk isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; bakılan dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, şirket adına kayıtlı 2 adet aracın 2006 ve 2008 model motosiklet olduğu, bu araçların satılması halinde dahi 174.216,75-TL tutarındaki kamu borcunu karşılamasının mümkün olmadığı, şirket üzerine kayıtlı başka bir malvarlığının da bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, davalı idare tarafından kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya konulduğu anlaşıldığından, yukarıda belirtilen mevzuat gereği kamu alacağının şirket malvarlığından kısmen dahi tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcisinin sorumluluğu yoluna gidilebilmesi mümkün olduğundan. davacı adına şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık, İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, temyize konu kararın, dava konusu ödeme emirleri ile dayanağı olan ecrimisil ihbarnamelerinin miktarlarının ve dönemlerinin uyuşmadığı gerekçesine ilişkin olarak, davacının ecrimisil ihbarnamelerinin tebliği üzerine bir kısmını ödediği, bir kısmını ise yapılandırdığı ve sonrasında ödemediği, ayrıca ecrimisil ihbarnamelerine karşı ... İdare Mahkemesinde açılan davada ... tarihli, E:...,K:... sayılı karar ile ecrimisilin kısmen iptaline kısmen ise reddine karar verildiği, bu kararın ise Danıştay 2.Dairesinin 05/01/2021 tarihli, E:2021/4954 ,K:2022/1007 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de reddedilerek kesinleştiği hususları dikkate alındığında, kamu alacağının ödenmeyen ve kesinleşen kısmının tahsil edilebilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, bozma üzerine yapılacak yargılamada tahsili mümkün olan bu kısmın araştırılarak, dava konusu ödeme emirleri ile dayanağı olan ecrimisil ihbarnamelerinin miktarlarının ve dönemleri arasındaki çelişkinin giderilmesi, aksi durumda çelişen kısımlarının açıkça ortaya konulması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.