765 sayılı TCK’nın 348 ve 5237 sayılı TCK’nın 205. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsuru;bir gerçek belgenin haksız olarak bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesidir. Resmi bir belgeyi yok etmek suçu, belgenin maddi varlığına son vermek olup tasarruf sahiplerine kullanma olanağı tanımamaktır.Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak veya bozmakla elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasına engellemekten ibarettir ki belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuçta gerçekleşecektir.Belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir belgeyi değiştirmek biçimsel suç olduğu halde, gerçek bir belgenin bozulması yok edilmesi gizlenmesi maddi suçtur.Genel kastla işlenebilen bu suç tipinde fail bilerek,isteyerek resmi belgeyi bozmalı, yok etmeli veya gizlemelidir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;suç tarihinde Hayrabolu Asliye Hukuk Hakimi olarak görev yapan sanığın, tanık olarak dinlenen Av. M. ... ve Av. ..... tarafından müvekkilleri adına bir kısım şirket ve gerçek kişiler aleyhine açtıkları haksız eylemlerin önlenmesi ve muarazanın giderilmesi davasında, 17.01.2003 tarih ve 2003/15 Esas 2003/15-1 müt sayılı “ihtiyati tedbir” kararı verip davacı vekillerine verdikten 15-20 dakika sonra, kararın yanlış olduğu, bir kısım yerlerin eksik bulunduğunun belirtilmesi üzerine talep doğrultusunda yeniden aynı sayı ve numara ile bir ihtiyati tedbir kararı verip önceden yazılan ihtiyati tedbir kararını imha ettiğinden bahisle resmi belgeyi yok etmek suçundan açılan davada:HUMK’nun 101 ve devamı maddelerinde düzenlenen “İhtiyati tedbir” kararlarının, yargılama sırasında alınan geçici tedbirler olup, ihtiyati tedbir sebeplerinin sınırlı olmadığı,olayın niteliğine göre uygun bir ihtiyati tedbire karar verilebileceği, durum ve şartların değişmesi halinde her zaman mahkemenin ihtiyati tedbir kararı vermek veya bu kararda değişiklik yapmak yetkisine sahip olduğu gözetildiğinde;İster sanığın ve dinlenen bir kısım tanıkların beyanlarında geçtiği şekilde sadece isim yanlışlıklarının,maddi hataların düzeltildiği isterse mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi önceki kararda olmayan bir kısım ilavelerin yapıldığı kabul edilsin, mahkemece önceki kararda unutulan hususlarda karara dokunmadan da yeni tedbir kararı verebileceği düşünüldüğünde sanığın haksız olarak resmi belgeyi yok etme ve hak sahibinin belgeyi kullanma imkanını ortadan kaldırma amacının bulunduğundan söz edilemeyeceği ancak sanığın savunmada geçtiği şekilde bir kısım maddi yanlışları veya müphem veya açık olmayan hususlarda HUMK’nun 455 ve devamı maddelerinde düzenlenen “hükümlerin tavzihi” müessesi yada eksik olan hususlarda anılan Yasanın 101 ve devamı maddelerine göre yeni bir ihtiyati tedbir kararı vermekle yetinmek yerine daha önce yazdığı ve davacı tarafa tebliğ ettiği ve mahkeme kartonuna koyduğu bir kararı kanuna aykırı biçimde yok etmek eyleminin görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,