Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/3734
Karar No
K. 2024/4965
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/3734 E.  ,  2024/4965 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/3734
Karar No: 2024/4965
DAVACI: ... Demir Çelik Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı (... Başkanlığı)
VEKİLİ: Av. ...

DAVANIN KONUSU : 10/02/2024 tarih ve 32456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Tebliğ (Seri No:50) 'in 13. maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-1.) bölümünün sonuna eklenen “1.1. Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İndirimi" başlıklı kısmının "... Buna göre, Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve 2 No.lu KDV beyannamesiyle indirim konusu yapılması gerekmektedir... Ancak, 3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesinde Bakanlığımıza verilen yetki çerçevesinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve tevkifatın yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinden önce verilen aynı döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesinin ait olduğu dönemin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun bulunmuştur." paragraflarının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Kanun'la düzenlenmeyen bir hususun Tebliğ'le düzenlenmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, iptali istenilen düzenlemenin uygulanmasının ölçülülük, çalışma özgürlüğü, mülkiyet ve kişisel verilerin korunması haklarının ihlali sonucunu doğurduğu ve iade mekanizmasını engellediği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının Tebliğ'in ilgili hükmünün iptalinin istenmesinde güncel menfaatinin olmadığı, ayrıca söz konusu Tebliğ'in yayımlandığı tarih dikkate alındığında, davada süre aşımı bulunduğu, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesi 5. fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde yapılan ve iptali istenilen ilgili düzenlemenin kanunilik ilkesi ile ilişkilendirilecek bir boyutunun bulunmadığı, iptalinin tüm mükelleflerin indirim hakkını olumsuz etkileyeceği, korunmaya çalışılan kamu yararı ve diğer mükelleflerin hukuki menfaatleri göz önünde bulundurulduğunda ortada ölçülülük ilkesine aykırılık hali oluşmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi ...'ün açıklamaları dinlenilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Davacı tarafından, 10/02/2024 tarih ve 32456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Tebliğ (Seri No:50) 'in 13. maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-1.) bölümünün sonuna eklenen “1.1. Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İndirimi" başlıklı kısmının "... Buna göre, Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve 2 No.lu KDV beyannamesiyle indirim konusu yapılması gerekmektedir... Ancak, 3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesinde Bakanlığımıza verilen yetki çerçevesinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve tevkifatın yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinden önce verilen aynı döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesinin ait olduğu dönemin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun bulunmuştur." paragraflarının iptali istemiyle 24/06/2024 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçeyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde, bu sürenin tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, (4) numaralı fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; (6) numaralı fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, sözü edilen maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde, yasal süresi içinde açılmamış olması durumunda davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava açma süresine ilişkin kurallar ile düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine (60) gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Düzenleyici işlemin, yayımı tarihinden itibaren altmış gün içinde dava konusu edilmemesi halinde ise uygulama işlemi üzerine dava konusu edilebilmesi için uygulama işleminin tebliğ tarihine göre dava açma süresinin geçmemiş olması gerekmektedir.

Bu itibarla dava konusu düzenlemenin 10/02/2024 tarih ve 32456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe girdiği ayrıca davacı tarafından dava konusu yapılmış düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik işlem de bulunmadığı anlaşıldığından 24/06/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde davacıya verilmesine, posta giderleri avansından artan tutarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya re'sen iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.