Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2162 E. , 2024/911 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında 15.545.690,34-TL Fon alacağının tahsili için düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı Fon Kurulu kararının ve... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun yargı mercileri tarafından veya bir başka surette iptal edildiğine dair bilgi, belge veya iddianın dosya kapsamında bulunmadığı, diğer taraftan, firmanın iflas ettiği, kurum alacağına ilişkin olarak aciz vesikası düzenlendiği ve iflasın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:... ve K:... sayılı ilamı ile kapatıldığı hususları göz önüne alındığında sarfınazar edilebilecek icra dosyalarının bulunmadığı gibi alacağa Fon tarafından temlik alındığı tarihten sonra gecikme zammı dışında herhangi bir faizde işletilmediği görüldüğünden ve ödeme emrine konu borcun kısmen ödenmesi veya borcun zamanaşımına uğraması hâlinin dava konusu olayda vaki olmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar verdiği, icra takibinden sarfınazar edilmesi şartının yerine getirilmediği, alacağın Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren değil, kredilerin kullandırıldığı tarihlerden itibaren 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı uygulandığı, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin iflasına karar verilmesi üzerine alacağın iflas masasına kaydettirildiği, iflasın kapandığı, Fon alacağına ilişkin aciz vesikası düzenlendiği, sarfınazar edilebilecek icra dosyalarının bulunmadığı, alacağın şirketten tahsili imkânı bulunmadığından şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, kredilere kullandırım tarihlerinden itibaren gecikme zammı uygulandığı, davacının kanuni temsilci olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı ...'tan kredi kullanan ...Yün İplik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 05/06/1997-28/09/1998 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapmıştır.
Fon Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile, ... Grubu'ndan olan Fon alacaklarının tahsil edilememesi ve tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine ... A.Ş. ve diğer Fon bankaları tarafından kredi kullandırılmış olan şirketlerde kanuni temsilci sıfatını haiz, aynı zamanda ... A.Ş.'de yönetim kurulu ve/veya denetim kurulu üyesi olarak görev yapan ve karar ekindeki listede yer alan şahıslar ve aynı zamanda ... A.Ş.'de yönetim kurulu ve/veya denetim kurulu üyesi olmamakla birlikte ... Grubu adına hareket eden ve karar ekindeki listede yer alan ... Grubu şirket yöneticileri hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin yaptığı atıf ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin 3. fıkrasının verdiği yetkiye istinaden 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerinin yapılmasına karar verilmiştir. ... Yün İplik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kullandığı kredilerin geri ödenmemesi sebebiyle 6183 sayılı Kanun kapsamında davacı hakkında ... tarihli ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlenmiş ve 04/07/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından ödemeye çağrı mektubuna karşı dava açılmamış ve süresi içinde 15.545.690,34-TL Fon alacağı ödenmediğinden ...tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'un yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanun'un 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18. maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri ile Geçici 4. maddesinde yer alan düzenlemelerin uygulanmasına devam edileceği kurala bağlanmıştır. 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde, hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmek, teminat göstermek, ekonomik gücü olmayan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi veya yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo veya sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacakların Fon alacağı sayılacağı ve bu alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; bu fıkraya 5020 sayılı Kanun’la eklenen paragrafta, Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fon'a geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fon'a borçlu olması kaydıyla Fon'a intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğinin kabul edileceği ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkrada yer alan kuralları uygulamaya Fon'un yetkili olduğu belirtilmiştir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Fon, her türlü vergi, resîm ve harçtan muaftır.
14.maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fon'a intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Fon devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edebileceği gibi, takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline de karar verebilir." kuralına yer verilmiştir. 5411 sayılı Kanun'a 5766 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasıyla, ''Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a)Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,... kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler kanunî temsilci olarak addedilir." kuralı eklenmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye hâline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanunî temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrasına göre, Fon'un, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlayacağı ve bu alacaklar Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliği kazanacağından, birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanabileceği açıktır. ...'tan kredi kullanan... Yün İplik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 05/06/1997-28/09/1998 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapan davacının bu görevde bulunduğu süre ile sınırlı olmak koşuluyla amme alacağından borçlu tüzel kişinin kanuni temsilcisi sıfatıyla sorumlu olduğu anlaşılmakta ise de, 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bu alacakların Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliği kazanacağı ve birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanması gerekeceği, ancak davalı idarece birikmiş Fon alacağına, henüz amme alacağı niteliğini kazanmadan kredi kullandırım tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanmak ve söz konusu dönemde gerçekleşmiş tahsilatlar düşülmek suretiyle borç hesaplaması yapıldığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca .... İdare Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.