Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/5611
Karar No
K. 2023/9507
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5611 E.  ,  2023/9507 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/5611
Karar No: 2023/9507
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Odası ... Şubesi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

2.... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALILAR YANINDA): 1- ... Kooperatifi
VEKİLİ: Av. ...

2....

İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsele ilişkin olarak Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve ... , ..., ...,...,..., ... sayılı yapı ruhsatlarının ve bu ruhsatların dayanağı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikiği ile ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yapı ruhsatlarına ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine, imar planlarına ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil ... Kooperatifi tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil Emre Orhan tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi,... ada ... sayılı parsele ilişkin olarak Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen... tarih ve ..., .., ... ..., ...,...sayılı yapı ruhsatlarının ve bu ruhsatların dayanağı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikiği ile ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

T. C. Anayasasının 2.

maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır. 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı oda tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilen yapı ruhsatlarının öğrenilmesi üzerine, süresinde anılan yapı ruhsatları ile birlikte dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İfa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanlar, belde sakini sıfatıyla ayrı ayrı dava açabileceklerine göre, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen şubeler de doğrudan imar planına ve bu plan uyarınca düzenlenen yapı ruhsatına dava açabilecektir.

Uyuşmazlıkta davacı Oda tarafından; daha önceki plan değişikliklerinin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine tali değişiklikler yapılarak yeni planların onaylandığı, planlama alanındaki yapı yoğunluğunun olası etkilerinin dikkate alınmadığı, sosyal donatı dengesinin bozulduğu, trafik ve teknik altyapı sorununun ortay çıkacağı, haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu yapı ruhsatının dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, yargı kararlarının uygulanmasının istenilmesi kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir. TMMOB Mimarlar Odası, yasalara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar uygulamalarını kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahiptir.

Bu durumda, davacı odanın, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açması ve bu planlar uyarınca düzenlenen uygulama işlemi olan yapı ruhsatının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi nedeniyle dava konusu işlemlerle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrasında, " İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Yapı ruhsatının, imar planının uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu açıktır. Düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu nazım ve uygulama imar planlarında yapılan değişikliklere karşı dava açma süresi, uygulama işlemi niteliğindeki dava konusu yapı ruhsatlarının verilmesi üzerine yeniden başlayacaktır.

Açıklanan nedenlerle, davacı Odanın dava açma ehliyeti bulunduğundan, dava konusu yapı ruhsatları ile birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dayanağı imar planlarına karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerektiğinden temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X): Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsele ilişkin olarak Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve ... , ..., ..., ...,..., ... sayılı yapı ruhsatlarının ve bu ruhsatların dayanağı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikiği ile .. tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

T. C. Anayasasının 2.

maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır. 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı oda tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilen yapı ruhsatlarının öğrenilmesi üzerine, süresinde anılan yapı ruhsatları ile birlikte dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İfa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanlar, belde sakini sıfatıyla ayrı ayrı dava açabileceklerine göre, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen şubeler de doğrudan imar planına ve bu plan uyarınca düzenlenen yapı ruhsatına dava açabilecektir.

Uyuşmazlıkta davacı Oda tarafından; daha önceki plan değişikliklerinin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine tali değişiklikler yapılarak yeni planların onaylandığı, planlama alanındaki yapı yoğunluğunun olası etkilerinin dikkate alınmadığı, sosyal donatı dengesinin bozulduğu, trafik ve teknik altyapı sorununun ortay çıkacağı, haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu yapı ruhsatının dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, yargı kararlarının uygulanmasının istenilmesi kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir. TMMOB Mimarlar Odası, yasalara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar uygulamalarını kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahiptir.

Bu durumda, davacı odanın, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açması ve bu planlar uyarınca düzenlenen uygulama işlemi olan yapı ruhsatının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi nedeniyle dava konusu işlemlerle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrasında, " İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Yapı ruhsatının, imar planının uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu açıktır. Düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu nazım ve uygulama imar planlarında yapılan değişikliklere karşı dava açma süresi, uygulama işlemi niteliğindeki dava konusu yapı ruhsatlarının verilmesi üzerine yeniden başlayacaktır.

Açıklanan nedenlerle, davacı Odanın dava açma ehliyeti bulunduğundan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu yapı ruhsatları ile birlikte dayanağı imar planlarına karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog