T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.
Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/861 - 2024/1437
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2023
NUMARASI : 2021/595 Esas 2023/256 Karar
DAVACILAR :
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04/07/2020 tarihinde müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ...'ın yönetimindeki aracın arızalandığını, aracı emniyet şeridine park ettiğini ve akabinde aracın dörtlüleri yanar vaziyette araçtan inen ...'ın daha henüz aracının arkasına uyarı işaret levhasını koymaya fırsat bulamadan arkadan kontrolsüz bir şekilde gelen davalı ...'in sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketince trafik poliçesi düzenlenmiş olan tır tarafından ezilerek feci şekilde can verdiğini, müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve sair dava saklarının saklı kalmak kaydı ile, meydana gelen kaza nedeniyle destekten yoksun kalan davacılar baba ... için 100,00 TL, anne ... ... için 100,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatının) davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacılar baba ... için 100.000,00 TL, anne ... ... için 100.000,00 TL, kardeş ... ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 150.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalı ... ...'den tahsiline, tazminat alacaklarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili talep artırım dilekçesi ile, davacı ... ... için maddi tazminat tutarını 148.161,84 TL olarak, davacı ... için maddi tazminat tutarı 79.203,59 olarak artırarak, davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen aracın müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacılar tarafından, aynı alacak talebiyle müvekkili sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.7375 sayılı dosyası ile tahkim yoluna başvurulduğunu, yürütülen tahkim yargılamasında Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.7375 K- 2021/21524. sayılı kararında; “Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1315 E, 2017/1239 K sayılı ve 01/1122017 tarihli kararı ve Genel Şartlarda yapılan işbu değişiklikler ışığında, somut olaydaki uyuşmazlık değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan ve aynı zamanda araç sürücüsü olan destek üçüncü kişi sayılamayacağından tazminat talep hakkının olmadığı, yansıma yoluyla zarara uğramış olan destekten yoksun kalan başvuru sahiplerinin de tazminat talep haklarının olmadığı, talebin teminat dışı olduğu ve bu nedenle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, dosya tüm kapsamı, yürürlükteki mevzuat hükümleri ve Yargıtay İçtihatları ile birlikte değerlendirildiğinde; başvuru sahibinin talebinin reddine karar verildiği” gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiğini, davacılar vekili tarafından aynı davacılar için aynı taleplerle tahkim yoluna başvurulduğunu ve tahkim yargılamasında dosyanın karara çıktığını, kesin hüküm durumunun mevcut olduğunu, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, iş bu nedenle ceza dosyasında aldırılmış ölü muayene ve otopsi tutanağının dosyaya kazandırılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini, daha öce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ZMMS teminatı dışında tutulduğunu, iş bu nedenle manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinden dava konusu aracın poliçe ve hasar dosyası istenilerek dosyaya kazandırıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021/7375 sayılı dosyasının fiziken incelendiği, Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden 2021/84 Esas sayılı sayılı dosyasının bir sureti UYAP sisteminden istenilerek incelenip dosyaya kazandırıldığı, tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında kusur ve aktüer bilirkişilerden alınan raporda, kusur yönünden; araç sürücüsü davacılar murisi ...'ın “yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama” kuralını ihlal etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, çekici ve çekiciye bağlı yarı römork sürücüsü davalı ... ...'in olayın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, tazminat yönünden; davacı ... ... lehine 148.161,84 TL ve davacı ... lehine 79.203,59 TL olmak üzere toplam 227.365,43 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplanmış olduğunun bildirildiği, 04/07/2020 tarihinde davacılar murisi ...'ın sevk ve idaresindeki araç seyir halinde iken olay yerine geldiğinde otomobilin sol arka tekeri emniyet şeridi çizgisinde olacak şekilde dörtlülerini aktif park edip otomobilinden inmek için sol ön kapıyı açtığı esnada, otomobilin açık kapısına gerisinden sağ şerit üzerinden gelen davalı ZMMS sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ... ...'in idaresindeki çekicinin sağ ön kısmı ile çarpması akabinde savrularak çekiciye bağlı yarı römorkun sağ arka tekeri ile otomobile çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davacının meydana gelen kazada hayatını kaybettiği, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre kazanın gerçekleşmesinde davacının %75 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ... ...'in ise %25 kusurlu bulunduğu, Kaza Tespit Tutanağına göre davacının aracının sol ön kapısının açık halde iken yolun sağ şeridine engel teşkil ettiğinin not edildiği, park halindeki aracın arkasında herhangi bir reflektör olmadığı aracın emniyet şeridinin sağ tarafına tam olarak çekilmediği, emniyet şerit çizgisinin üzerinde olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğu nitekim soruşturma ve yargılama aşamasında da alınan beyanlarda davacının tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup dosya kapsamında alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun bulunmakla hükme esas alındığı, davacıların bilirkişi raporu doğrultusunda destek zararlarını talep etmekte haklı olduğu, davacıların aynı zamanda manevi tazminat talep ettiği, meydana gelen kaza neticesinde davacılar ... ... ve ...'ın çocuklarının vefat ettiği, diğer davacı ... ...'ın ise kardeşinin vefat ettiği, bu durumun davacıların manevi olarak zarara uğramasına sebep olduğu, buna göre, olayın özelliği ile duyulan veya duyulacak elem ve acı, tarafların sosyal ekonomik durumu, kaza tarihine göre paranın alım gücü değerlendirildiğinde davacılar ... ve ... için 50.000'şer TL, davacı ... ... için 25.000 TL manevi tazminatın yeterli ve makul olacağın gerekçesiyle; “1-Davanın kısmen kabulüne; 148.161,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04/07/2020 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 08/01/2021 tarihinden başlamak üzere) işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine,79.203,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04/07/2020 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 08/01/2021 tarihinden başlamak üzere) işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın eksik ve hatalı oldğunu, söz konusu uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karara bağlanmasına rağmen, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden ilk derece mahkemesi tarafından karar verilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme bağlanmış olması nedeniyle eldeki davada kesin hüküm oluşturacağı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların desteğinin araç sürücüsü olup, desteğin zararlarının sigorta teminat kapsamında olmadığını, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan raporu da kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ayrıca dosyada bulunan kusur raporları ile Kaza Tespit Tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, İTÜ’de görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, yapılan aktüer hesaplamanın da uygun olmadığını, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürütülemeyeceğini, davada müvekkilinin hak arama özgürlüğünün de yeterince sağlanmadığını ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İlk derece mahkemesince verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan incelemesi neticesinde; dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve ölenin yakınları tarafından TBK'nın 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat istemidir.
İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta Şirketi tarafından, kesin hüküm dava şartının değerlendirilmediği, esas yönünden de eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
1.Davalının davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallerdir. Mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re’sen gözetilir. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup aynı maddenin (i) bendinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacılar ... ve ... ...'ın vekilleri aracılığı ile 04/07/2020 tarihinde oğullarının vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulundukları,
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 14/01/2021 Tarih 2021.E.7375 Başvuru, 23/02//2021-K_ 2021/21524 Karar tarih ve sayılı kararı ile kazanın meydan gelmesinde davacıların desteği olan vefat eden ...'ın tam kusurlu olduğundan bahisle başvurunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Karara karşı itiraz yoluna müracaat edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru, hukukumuzda alternatif çözüm yolu olarak kabul edilmiş olup, bu kapsamda hakem tarafından başvuruya ilişkin esastan verilen kararların da kesinleşmiş olması durumunda, ileride aynı taraflar arasında, aynı sebeplerle yeninden dava açılamayacaktır.
Bu halde 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (i) bendinde aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olduğundan, davacıların daha önce Sigorta Tahkim Komisyonun yapmış olduğu başvurunun, aynı sebeplere dayalı olup olmadığı değerlendirilerek, aynı sebeplere dayalı olduğunun anlaşılması halinde kesinleşip kesinleşmediği hususu da araştırılarak, söz konusu kararın kesinleşmiş olması durumunda, davacının, aynı sebeplerle davalı ... Sigorta Şirketi hakkında yeniden dava açmayacağı gözetilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davalının kesin hüküm itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden esas hakkında karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davalı sigorta şirketinin "kesin hüküm" itirazları değerlendirilerek sonucuna göre, usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/03/2023 tarihli 2021/595 Esas 2023/256 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı Sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf eden davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4.İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/645 D.iş 2023/665 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara Genel 3. İcra Müdürlüğü 2023/12303 E. Dosyasına depo edilen 450.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,
5.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.