7. Ceza Dairesi 2008/1978 E. , 2011/15798 K.
"İçtihat Metni"Üçüncü kez alkollü araç kullanmak suçundan sanık ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5.maddesi uyarınca 4.800,00 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2007 tarihli ve 2007/41-41 sayılı idari yaptırım uygulanmasına dair kararını müteakip, sürücü belgesinin geri alınması talebi üzerine, mahkemenin görevsizliğine dair, Kırıkkale 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.05.2007 tarihli ve 2007/156 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.01.2008 gün ve 921 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2008 gün ve KYB. 2008-014255 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.05.2006 tarihli ve 2006/1463-8099 sayılı benzer bir ilamında da belirtildiği üzere; 5252 sayılı Kanunun 7.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5.maddesindeki hafif hapis cezası idari para cezasına dönüştürülerek, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 16.maddesinde idari yaptırım türleri belirlenmiş olup, bunlar arasında sürücü belgesinin geri alınmasının bulunmadığı, aynı kanunun 19.maddesinde de, diğer kanunlarda kabahat karılığında öngörülen belirli bir süre için ruhsat ve ehliyetin geri alınması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda, bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğunun belirtildiği ve halen yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanunun 112.maddesi gereğince sürücü belgesinin Sulh Ceza Mahkemesi tarafından geri alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK.nun 223.maddesinin 10.fıkrası uyarınca adli yargı dışındaki yargı mercilerine yönelik görevsizlik kararları yasa yolu açısından hüküm sayılmakta ve hükümlerin tabi olduğu temyiz yasa yoluna bağlı bulunmaktadır. Nitekim Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 27.10.2009 gün ve 2009/206-250 sayılı kararında belirtildiği gibi burada söz konusu olan karar, 5271 sayılı CMK.nun 223/10.fıkrası anlamında ve kabahatlerle ilgili değil suçlarla ilgili yapılan yargılamada verilmiş olan görevsizlik kararıdır.
Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda 7 gün içinde itirazı kabil olmak üzere karar verildiği belirtilerek yasa yolunda yanıltma olduğundan yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.