3. Ceza Dairesi
esastan reddine, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Müşteki ... ...'nün, "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" suçlarından, Katılan ... ve Hazine Bakanlığı'nın ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan zarar gören sıfatları olmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkileri bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyiz eden sanık müdafii ile Hazine ve Maliye Bakanlığının hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/368 Esas, 2019/153 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkumiyet ve hak yoksunluklarına, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli, 2019/1204 Esas ve 2021/190 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan ise İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.09.2023 tarihli ve onama ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın örgütle hiçbir ilişkisinin olmadığına, 2. Tanık beyanlarının tek başına güvenilir delil olmadıklarına, 3. Komiser yardımcılığı sınavına ilişkin yapılan hesaplamaların yanlış olduğuna, 4. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. Katılan Vekilinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı tüm suçlardan üst hadden cezalandırılması gerektiğine, 2. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olarak kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında yeniden kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Müşteki ... ... vekilinin "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" suçlarından, katılan ... ve Hazine Bakanlığı vekilinin ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle anılan kurum vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli, 2019/1204 Esas, 2021/190 sayılı Kararında sanık müdafii ile katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın