8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/17284 E. , 2024/5299 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 237 ada 11 parsel sayılı 1409,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kanunun 22/A maddesi gereğince yapılan yenilemenin tescili yoluyla 18.12.2014 tarihinde tarla vasfıyla ... adına tescil edilmiş ve taşınmazın beyanlar hanesine 20.06.1995 tarihinde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2. maddesi uyarınca orman sahası içerisinde kaldığı şerhi konulmuştur.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 237 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 3556,872 m2 lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın hukuki ve fiili olarak orman olduğunu ileri sürerek, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan 3556,872 m2lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile orman tahdit sınırları içine alınarak orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılamanın 9. celsesinde verdiği beyanında, dava dilekçesine sehven 3556 m2 yazıldığını ifade etmiştir. Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece (Manavgat 1. Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen davanın kabulüne ve Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi 237 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin önceki karar, davalı ...' in istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince; " ... usulsüz yapılan tebligat nedeniyle davanın davalının yokluğundan görülüp karara bağlandığı " gerekçesiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra esasa girilerek karar verilmesi gereğine değinilerek kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılması için İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " ... davalı tarafın dayandığı Tapulama Mahkemesi kararı ile eldeki davada dayanılan dava sebeplerinin farklı olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm niteliğinin bulunmadığı, taşınmazın orman olmadığına ilişkin mahkeme hükmünün süresi içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında ileri sürülebileceği, davalı tarafın dayandığı Manavgat 1. Tapulama Mahkemesi'nin 1979 Esas, 1984/355 Karar sayılı dosyasında 16.11.1984 tarihinde karar verildiği, kararın 03.01.1989 tarihinde kesinleştiği, orman tahdit çalışmasının 16.10.1985 tarihinde ilan edilip ilan sonucunun kesinleştiği, toplanan delillerden özellikle yapılan keşif ve 06.07.2018 tarihli orman bilirkişisi raporundan dava konusu parselin tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı ... " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi 237 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nce; " ... dava konusu taşınmazın tapusunun Orman İdaresi ile davalı arasında görülen yargılama neticesinde Orman İdaresinin davasının reddine dair kararın 03.01.1989 tarihinde yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, 16.10.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro çalışmalarında taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı, bu çalışmanın devamı sırasında ve henüz kesinleşmeden önce taraflar arasında görülen tesis kadastrosuna itiraz davası nedeniyle söz konusu davanın orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulamasına itiraz davasına da dönüştüğü ve anılan davada taşınmazın orman niteliğinde olmadığının, davacı tarafından zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinin ve dolayısıyla anılan davanın yargılaması sırasında olmak üzere 1980 yılında yapılan orman tahdidi ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulaması çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakılmış olunması işleminin de yerinde olmadığının belirlendiği, bitki örtüsü ve zemin durumu nedeniyle de 1970'li yıllardan bu yana tarım arazisi olarak kullanılmakta olup fiilen de halen bu özelliğini koruduğu ve dolayısıyla eylemli orman niteliğininde bulunmadığı, her ne kadar, tapulama mahkemesinde görülen davada, Orman İdaresi tarafından orman tahdidine dayanılmamış ise de davacı ... İdaresi ile davalı arasında görülen 1979 tarihinde açılan bu dava nedeniyle kesinleşmiş tahdit bulunmadığından, sözü edilen dava dosyasında uyuşmazlığın orman tahdidine göre değil, eski tarihli resmi belgelere göre dava konusu parselin orman sayılan yer olup olmadığı belirlenerek çözülmesi gerektiği, sözü edilen mahkemece, dava konusu parselin orman sayılmayan yer olduğuna karar verilerek, dava konusu parsel gerçek kişi adına tescil edildiği ve bu karar orman tahdidinin kesinleşmesinden sonra kesinleşerek dava konusu parsel gerçek kişi adına tapuya tescil edildiğine göre, çekişmeli parselin vasfı aynı taraflar arasında görülen dava ile daha önce belirlendiğinden taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde olacağı, bu durum karşısında kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin usûl ve kanuna aykırı olduğu ... " gerekçesiyle, davalı ...'in istinaf başvurusunun kabulüne ve Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.09.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/147 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.