Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2099 E. , 2023/5490 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
1. (DAVACI) ... A.Ş.
2.(DAVALI) ... Kurumu
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin yurt içinde pazarlanacak olan akaryakıta eklenmek üzere kendisine teslim edilen ulusal markerin 0,544 litresini uygulama kapsamında olmayan 2006 yılı stokundan kalan yakıtına eklemek suretiyle zayi ettiğinden bahisle anılan miktara karşılık gelen ulusal marker bedeli olan 133.620,58-TL'nin yasal faiziyle tahsiline, söz konusu bedel daha önce ödenmiş olduğundan ulusal marker bedelinin mahkeme kararı çerçevesinde iadesinin talep edilmemesi hâlinde anılan bedelin tekrar tahsil edilmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, 01/01/2007 tarihinden sonra ithal edilerek yurt içinde pazarlanacak olan akaryakıta eklenmek üzere temin edilen ulusal markerin 01/01/2007 tarihinden önce millileştirilmesi yapılan ve ulusal marker uygulaması kapsamında olmayan 2006 yılı stokundan kalma 68,047 m³ kurşunsuz benzine eklenmek suretiyle 0,544 litresinin zayi edildiği, marker ilave edilen akaryakıtın davacı şirket tarafından daha önce millileştirmesi yapılan ve ulusal marker uygulaması kapsamında bulunmayan ürün olduğu hususunda bir tartışma bulunmadığı, ancak ulusal marker uygulaması kapsamında olan ve ... no.lu beyanname ile millileştirmesi yapılan 3.652,52 m³ akaryakıta markerlama yapılması gerekirken tank ölü stoğunda bulunan yakıtla beraber toplam 3.720,567 m³ yakıtın markerlamasının yapıldığı, dolayısıyla markerlama yükümlülüğü bulunmayan ve daha önce millileştirmesi yapılan 68,047 m³ yakıt için fazladan 0,544 lt ulusal marker kullanılmak zorunda kalındığı, bu durumun 29/01/2007 tarihinde tutanak altına alınarak davalı idareye bildirildiği,
Bu durumda, davacı şirketin ithal etmiş olduğu akaryakıta eklenmek üzere teslim edilen ulusal markerin, Kurumca belirlenen şart ve özellikte olmak üzere belirtilen akaryakıta eklenerek piyasa faaliyetine konu edilmesi 5015 sayılı Kanun'un 18. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği gibi, Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasına da aykırılık teşkil etmediği, ulusal marker uygulamasının kaçak akaryakıt satışının önlenmesi amacını taşıdığı, dolayısıyla zayi edildiği ileri sürülen ulusal markerin daha önce millileştirmesi yapılan akaryakıta eklenmiş olduğunun sabit olduğu hususları dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, idari yargıda dava açılması hâlinde, yargılama sürecinde geçen süreler ile bozma kararı verilmesi hâlinde kararın gerekçesi idareye yeni bir işlem yapma yetkisi tanıyor ise idarenin yeni bir işlemi tesis etmesi aşamasında söz konusu zamanaşımı sürelerinin artık öne sürülemeyeceği açık olduğundan davacının zamanaşımı iddiasının yerinde görülmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olunduğundan yargılama giderleri içerisinde aleyhe harca hükmedilemeyeceği, dava konusu idari işlemin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuat kapsamında tesis edildiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, ülkemizde ulusal marker uygulamasına 01/01/2007 tarihi itibarıyla başlanıldığı, kendilerine ait Haramidere Terminal Müdürlüğü'ne 12/01/2007 tarihinde deniz tankeri ile gelen ithal kurşunsuz benzinin, içinde ölü stokta bulunduğu için transfer edilemeyen ve 01/01/2007 tarihinden önce millileşme işlemleri tamamlanan ulusal marker ihtiva etmeyen 250.445 litre yakıtın bulunduğu tanka alındığı, bahse konu ürünün konulduğu tankta, 01/01/2007 tarihinden önce millileştirme işlemleri tamamlanmış, bu nedenle ulusal marker ihtiva etmeyen 250.445 litre kurşunsuz benzin de bulunduğu, bu şekilde tankta oluşan akaryakıtın 25/01/2007, 27/01/2007 ve 28/01/2007 tarihlerinde bağımsız denetim firması nezaretinde ulusal marker ilave edilerek üç ayrı milli tanka üç ayrı transfer yapılmak suretiyle aktarıldığı, bu işlem sırasında ölü stokta bulunan 68.047 litrenin de transferi gerçekleştiğinden 0,544 litre ulusal marker ilave olarak kullanıldığı, bu işlemler sonucunda toplam transfer miktarı 3720.567 m³ olup toplam kullanılan ulusal marker miktarının 29.744 litre olduğu, bu şekilde uygulama yapılmasının zaruri olduğu, yalnızca tanka sonradan ilave edilen ürün miktarına göre ulusal marker ilave edilmiş olsaydı, piyasaya sürülecek üründe yeterli seviyede ulusal marker bulunmayacağı ve akaryakıtın kaçak muamelesi görmesine neden olacağı, idari para cezası uygulanması açısından olay tarihi ve dava konusu işlem tarihi arasındaki süre dikkate alındığında soruşturma ve ceza verme zamanaşımı sürelerinin dolduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3.Davacı tarafından yapılan temyiz giderleri ile davalı idarece yapılan temyiz posta giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5.Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.