6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2394
- Karar No
- 2024/1438
- Karar Tarihi
- 13.05.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
6. Hukuk Dairesi 2023/2394 E. , 2024/1438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
1.İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki kooperatifin ortak alanına müdahalenin men'i ve kali davasında, davalıların yaptığı imalatların, ortak alana müdahale niteliği taşıdığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, tartışma konusu olan hususun; davalı ... tarafından 04.10.2018 tarihli dilekçe ile yapı kayıt belgesi için yapılan başvuru ve bu başvuru nedeniyle ortaya çıkacak muhtemel sonuçların, davalıların ortak alana müdahalelerini hukuka uygun hale getirip getirmeyeceği hususu olduğu, Yargıtay'ın; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen yapı kayıt belgesi düzenleme hakkının taşınmazın imara aykırılık durumununu ortadan kaldırmayacağı, yapıyı yasal hale getirmeyeceğine dair kararları ışığında yapılan değerlendirmede; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16/4 maddesinde belirtildiği üzere, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili salt bu kanuna göre alınmış yıkım kararı ve para cezalarının iptalinin hükme bağlanmış olduğu, bir imalatın imara aykırı olması ile projeye aykırı imalat yapılmasının birbirinden ayrı kavramlar olduğu, bu nedenle kat mülkiyetine tabii olan yerde, mimari projeye aykırı imalatlar yapılıp, ortak alana müdahale edildikten sonra imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmasının, ortak alan üzerinde mülkiyetten kaynaklanan hakları olan diğer maliklerin haklarını ortadan kaldırmayacağı, imar affı ile ortak alana müdahalenin söz konusu olamayacağı, bu nedenlerle, imara aykırı olarak davalılar tarafından yapılan imalatların kâl'i gerektiği, sitede benzeri durumda olan yapıların on bir adeti için de benzeri gerekçelerle dava açıldığı değerlendirildiğinde, davacı yönetimin kötü niyetinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından davalılar vekilin istinaf başvurusunun esastan reddine, eksik harç yönünden ilk derece mahkemesi kararı re'sen kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
3.Bu karara karşı süresinde davalılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalıların projeye aykırı olarak site ortak alanları üzerinde yaptıkları imalatların tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça imar yasasından yararlanılmak suretiyle yapı kayıt belgesi alınıp dosyaya sunulmuş ise de, projeye aykırılık ile bu aykırılığın aynı zamanda üçüncü şahısların da hak sahibi olduğu ortak alanlara müdahale teşkil etmesi durumlarının farklı olduğu, zira somut uyuşmazlıkta davalıların tamamen kendi üzerlerine kayıtlı bir taşınmaz sınırı içinde imara aykırı yapı yapıp, imar affından yararlanmalarının söz konusu olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.