8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği; Birleşen dosya yönünden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme, Tebliğnameye aykırı olarak, neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına kararı verilmiştir. 3. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ilamı ile, "5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre sanık ... hakkında katılana yönelik darp eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 3-e madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması için dava açıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin bir anlatım bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu gözetilmeden, ek savunmayla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması sebebiyle" hukuka aykırı bulunarak bozma kararı verilmiştir. 4. Bozma kararı sonrası, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmış, Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2023 tarihli kararı dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir. 5. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın kardeşinin çocuğu ile cinsel ilişkiye giren mağduru, kardeşinin evine götürdüğü böylece atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine ilişkindir. IV. GEREKÇE Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli bozma ilamından sonra Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2023 tarihli birleştirme kararından sonra yapılan 11.04.2023 tarihli celsedeki katılan vekilinin hukuka uygun katılma talebinin; "müşteki, önceki yargılama aşamasındaki beyanında davaya katılma talebinin bulunmadığını beyan ettiğinden müşteki vekilinin davaya katılma yönündeki talebinin bu aşamada reddine" dair ara kararın hukuki değerden yoksun olduğu, müştekinin sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan doğrudan zarar görme ihtimali bulunduğundan katılma talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılma talebinin kabulü ile katılan vekilinin vekalet ücretine dair temyizine hasren yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasındaki, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin birinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan alınıp katılana verilmesine...” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın