22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2013/25520 E. , 2014/35266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2012/53-2013/343
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının haklı sebeple feshi gerçekleştirdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı, davalı nezdinde 25.06.2008-31.07.2010 tarihleri arasında harita teknikeri olaral çalıştığını, aylık net ücretinin 2.500,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise davacının 600,00 TL ücretle çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının yaptığı işin niteliği, konumu, eğitim durumu ve davacı tanıklarının beyanları nazara alınarak 2.500,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek ve bu ücrete göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuşsa da yeterli araştırma yapılmaksızın ücretin tespit edildiği anlaşılmıştır. İşçinin meslek unvanı, meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
3.Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır.
Somut olayda, davacının 08.30-18.00 saatleri arasında, iki haftada bir hafta tatili yapmaksızın çalıştığını iddia ettiği, mahkemece tanık anlatımlarına göre davacının haftanın altı günü, 08.00-18.00 saatleri arasında ve iki haftada bir Pazar günü aynı şekilde çalıştığının kabulü ile haftalık 13,5 saat fazla mesai yaptığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu hesaplama davacının çalışma şekli ve özellikle davacı tanığının davacının hafta sonları işin durumuna göre çalıştığı, hafta sonu tatilini hafta içinde kullandığı şeklindeki beyanı nazara alındığında dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Mahkemece, davacının haftanın altı günü, 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile hesaplanacak fazla mesai alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.