8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2019 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı alenen zincirleme şekilde hakaret etme suçundan cezalandırılması, hak yoksunluklarının uygulanması; ayrıca, aynı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine ve 2 yıllık denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. Aynı kararla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli kararı sanık tarafından istinaf edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli ilamıyla; kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret etme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Aynı kararla; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve yerine " Sanık ... hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığa yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmadığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince isnat edilen suçtan sanığın BERAATİNE," ibaresinin yazılmasına bu şekilde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret etme suçundan kurulan hükmün temyiz yasa yoluna tabi olmadığından reddine karar verilmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın kamu görevlisine alenen hakaret etme suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın sosyal medya hesabından suç tarihinde Eskişehir Milletvekilleri olarak görev yapan ... ve ... ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan ... 'i kastederek "alayınız amk kapatın klübü dönün sırtınızı sinkaf olun gidin şehirden" yazarak kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde alenen hakaret etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Ayrıca; "9500 imam atayana kadar 7500 diyetisyen ata da ülkedeki sorunlar çözülsün siz dini anlattıkça millet dinden soğudu" şeklinde paylaşım yapmak suretiyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Oluş, tüm dosya kapsamı ve sanığın ikrarı dikkate alınarak her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret etme suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu yönünden ise; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yerine "sanığa yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmadığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince isnat edilen suçtan sanığın BERAATİNE," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşması için; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesim aleyhine tahrik edilmesi ve bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan ifadelerinde bir kesimin diğer kesim aleyhine tahrik edilmediği gibi bu paylaşımlar nedeniyle açık ve yakın tehlikenin ortaya çıktığına dair iddia ya da delil de bulunmamaktadır. Bu cihetle; unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi hukuka uygun olup; Cumhuriyet Savcısının bu husustaki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. B. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret etme suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede ise; İncelemeye konu suçun, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrası kapsamında bulunduğu ve dolayısıyla temyiz edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 1.Oluş, tüm dosya kapsamı, açık kaynak araştırma raporu ve sanığın söz konusu paylaşımı kendisinin yaptığına dair savunmaları birlikte değerlendirilmiştir. Bu cihetle; sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan ifadeleri ile katılanların ..., ... ve saygınlığını rencide ettiği anlaşılmakta ise de; a-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.02.2014 tarihli ve 2013/4-521 Esas, 2014/54 Karar sayılı ; 30.11.1992 gün ve 303-320, 23.09.2008 gün ve 180-205, 28.06.2011 gün ve 246-144 ile ilk derece sıfatıyla verdiği 02.03.2012 gün ve 1-1 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; "Görevinden dolayı" hakaretin kabulü için yapılan kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Hakaret, doğrudan görevle ilgili olabileceği gibi, görevin yerine getiriliş yöntemi ya da sonuçları ile ilgili de olabilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan yargılamaya konu edilen paylaşımı; suç tarihinde Belediye Başkanı ve milletvekili olarak görev yapan mağdur ve katılanların Eskişehirspor'a destek vermediklerini düşündüğü için yaptığına dair savunmaları dikkate alındığında; atılı suçun mağdur ve katılanların görevlerinden dolayı işlenmediği nitekim mağdur ve katılanların Eskişehirspor'un yönetimi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; ... cezanın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası uyarınca belirlenmesi gerekirken koşulları oluşmadığı halde aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tayin edilmesi, b-)Mahkeme tarafından adli sicil kaydında engel kaydı bulunmayan sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat oluştuğu belirtilerek cezasının ertelenmesine karar verildiği ve sanığın eylemi nedeniyle maddi zarar bulunmadığı gözetildiğinde, koşulları yönünden oluşan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda sanığın talebine rağmen bir değerlendirme yapılmaması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırıdır. V. KARAR A. Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/629 Esas, 2021/1625 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret etme suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (B) bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/629 Esas, 2021/1625 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap