Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1409
Karar No
K. 2023/3100
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1409 E.  ,  2023/3100 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1409
Karar No: 2023/3100
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
II- (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde katlı yol inşa edildiği, inşa edilen katlı yolun Samsun ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi (son haliyle Canik ilçesi, ... Mahalle) ... ada, ... parselde bulunan taşınmazının önünde yer aldığı ve katlı yol yapım işinin konum, görünüm, manzara, estetik prestij, ulaşım gibi unsurlar yönünden taşınmazında değer kaybına neden olduğu ileri sürülerek değer kaybının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile değer kaybı karşılığı 30.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Mahkemelerinin ... tarih ve E:... , K:.. sayılı davanın süre aşımı yönünden reddine yönelik kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/07/2018 tarih ve E:2015/141, K:2018/2402 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini istemiyle davalı idareye yaptığı 16/04/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .. sayılı işlemin, ön karar niteliğinde olduğu, idari bir işlem olmadığından iptal davasına konu olmasının mümkün olmadığı, anılan işlemin iptali isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı,

Mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu parselin üzerinde bulunan ve zemin+bir kat olmak üzere toplam iki kattan oluşan binanın yapı ruhsatı belgesi mevcut olmadığından dava konusu parselin üzerinde bulunan yapının değerinin, taşınmazın değeri hesaplanırken değerlemede dikkate alınmadığı, davacıya ait ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı kargir dükkan vasıflı taşınmazın üzerinde bulunduğu arsanın, davalı idarece yapılan Samsun-Çarşamba-Ordu Karayolu üzerinde farklı seviyeli kavşak köprüsü ve bağlantı yolları nedeniyle etkin görünüm ve prestij, çevre emniyeti ve gürültü kirliliği, ekonomik kazanım ve doğal afetler yönünden olumsuz etkilendiği, toplam %9 oranında, 10.048,50 TL'lik değer kaybı oluştuğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu ve kusursuz sorumluluk ilkesi gereği davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle,

Davanın konusu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle, 10.048,50 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 16/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2020/6287, K:2021/3246 sayılı kararıyla;

Taşınmazın bulunduğu Samsun-Ordu Devlet Karayolu'nun Canik Belediyesi sınırları içinden geçen Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde, köprülü kavşak düzenlemesine ilişkin imar planı değişikliği ve bu plana göre de köprülü kavşak çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince davacıların, dava konusu taşınmazı edindikleri tarih itibarıyla köprülü kavşak düzenlemesi ile ilgili imar planı ve notlarındaki durumun ne olduğunun tespit edilmesi, şayet imar düzenlemesinde söz konusu yapı (köprülü kavşak) öngörülmüş ve davacılar tarafından taşınmaz buna rağmen edinilmiş ise, idarenin herhangi bir tazminat yükümlülüğünün doğmayacağında duraksama bulunmadığı, Aksine bir durumun geçerli olması halinde ise, taşınmazın meri imar planındaki kullanım fonksiyonu, arsa vasıflı taşınmazın hukuki durumu ve köprülü kavşağın taşınmaz üzerindeki etkisi, taşınmazın kullanımı ve ulaşım olanaklarına göre değer kaybı araştırılarak bir karar verilmesi gerekeceği,

Bu bağlamda İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ise, emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu belirtilmeden m² birim fiyatları tespit edilerek dava konusu taşınmazın değer kaybının hesaplandığı, viyadüğün yapılmasından önce ve sonrasında o bölgedeki yapılarda viyadük yapılmasıyla birlikte herhangi bir değer artış veya azalışı olup olmadığı hususu araştırılmaksızın zarar hesabı yapıldığı, ayrıca dava konusu taşınmaz ile viyadük arasında ne kadar mesafe bulunduğu ve aradaki mesafenin dava konusu taşınmazın değer kaybının hesaplamasında esas alınan kriterlere etkisinin ne düzeyde olduğunun belirlenmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.. , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;

Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle taşınmazlarda oluşan değer kaybına yönelik Samsun İdare Mahkemelerinde açılan benzer nitelikteki dava dosyalarında da işbu dava dosyasında bulunan bilirkişi raporu ile aynı biçimde, benzer görüş ve değerlendirmelere yer verilerek (bazı dosyalarda aynı bilirkişi heyeti tarafından) tazminat miktarının hesaplandığı, söz konusu dosyalarda verilen kararların tazminat miktarının kabulüne ilişkin kısmının bakılan davaya ilişkin bozma kararında araştırılmasına gerek görülen hususlara değinilmeyerek Danıştay Onuncu Dairesinin incelemesinden geçerek onandığı (örneğin; Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı), benzer hukuki durumda olan davacılar açısından hakkaniyet ve yargı kararlarının da benzer uyuşmazlıklar açısından istikrar gereği davacının mevcut zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği,

Nitekim; bu hususta, Anayasa Mahkemesinin 21/01/2015 tarih ve 2013/135 başvuru numaralı "Ahmet Saygılı ve Şefika Saygılı Başvurusu" kararında "Yargısal kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumludur. Ancak, uygulamadaki birlikteliği sağlamaları beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin ya da farklı yargı kollarına ait mahkemelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşmalarının, bir kararın belirli bir daireye ya da farklı yargı koluna düştüğü takdirde onanacağı veya olumlu neticeleneceği, başka bir daire tarafından ele alındığı takdirde bozulacağı veya olumsuz neticeleneceği gibi birbirine zıt sonuçların ortaya çıkma beklentisinin, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıktır. Ayrıca, böyle bir algının toplumda yerleşmesi halinde, bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güven zarar görebilir." ifadelerine de yer verilerek, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen incelenmeksizin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın üzerinde yer alan yapının tapu kaydında "kargir dükkan" vasfında olduğu, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunduğu, mahkeme kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, usul yönünden, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca davanın süresinde açılmadığı, esas bakımından ise, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığı, Mahkemece katlı yolun kamunun üstün menfaati için inşa edildiği kabul edilmesine rağmen bu kabulün hükme yansıtılmamasının hatalı olduğu, idareleri harçtan muaf olmasına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiği, vekalet ücreti yönünden de kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile ... İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Üye ... 'nın, "Samsun-Ordu Devlet Yolu'nun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde inşa edilen katlı transit yol yapım işlemine esas olan 07/05/2007 tarihli yatay ve düşey güzergah planı ve Nisan 2010 tarihli detay projelerinin iptali istemiyle açılan davanın temyizen görüm ve çözümünde Danıştay Altıncı Dairesinin görevli olduğu dikkate alındığında, anılan katlı transit yol yapımı nedeniyle taşınmazda meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının tazmini istemiyle açılan bu davada verilen ilk kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin de katılımının sağlandığı müşterek kurulca temyizen incelenmesi gerektiği" yolundaki oyuna karşılık, ilk kararın temyiz incelemesinin Danıştay Onuncu Dairesince yapılmasında isabetsizlik bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde, usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2020/6287, K:2021/3246 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.