4. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket dünyanın 67 ülkesinde doğrudan faaliyet gösteren ve 120 ülkeyi kapsayan küresel bir ağa sahip, tüm kıtalara yayılan dünyanın nakliye ve lojistik lideri olduğunu, faaliyet alanında dünyada yedinci ve Avrupa'da dördüncü sırada olduğunu, ayrıca Fransa'nın dağıtım ve ekspres lideri olduğunu, önde gelen beş faaliyet alanı ..., ..., ..., ..., Karayolu Nakliyesi olup Türkiye'nin sektöründe lider firmaları içerisinde olduğunu, ...14/02/2014 tarihinde davacı şirket bünyesinde göreve başlamış olup işten çıkış tarihi olan 10/05/2021 tarihine kadar “...” olarak görev yaptığını, 2 numaralı davalı ...Şti. tarafından Davacı ...'ye gerçekte hiçbir taşıma hizmeti verilmediği halde fatura tanzim edildiği ve bu faturaların da 1 numaralı davalı ve aynı zamanda eski çalışanı ...'nün hukuka aykırı eylemleri ile şirket kayıtlarına işlenerek ödeme yapılmasını sağladığı belirtildiğini, 2 numaralı davalı ... Şti tarafından hizmet verilmediği halde düzenlendiği iddia edilen bu faturaların ise 1 numaralı davalı ... tarafından kârlı dosyaların sistem üzerindeki yabancı para kurları düşük gösterilmek suretiyle bu dosyalardaki kârlılığın arttırıldığı sonrasında ise dava konusu hiçbir hizmet alınmadığı iddia edilen bu faturaların bu dosyalara işlenerek fatura bedellerinin böylece 2 numaralı ...Şti'ne ödenmesinin sağlandığı belirtildiğini, böylelikle bu dosyaların kârlılığı değişmediği için de bu tespitlerin kısa sürede yapılamadığını, hizmet alınmamasına rağmen hizmet alınmış gibi gösterilen ve bu minvalde sahte/gerçeğe aykırı faturalar düzenlenerek ve davacı şirket muhasebe sistemine kaydedilerek davacı şirket huzurdaki dosya özelinde (tespit edebildiğimiz kadarı ile) 9.892,18-Usd, 6.271,70-Eur ve 1.742,948,54-TL. tutarında zarara uğratıldığını tahmin ettiklerini, bu hususta davalı şirkete Kadıköy ... Noterliği'nin 17/05/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ise de davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek dava sonucunda tahsil imkanı kalmama ihtimali olan alacağın garanti altına alınması için davalıların malvarlıkları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, ortaya çıkan zararın hali hazırda tam olarak tespit edilmesi mümkün olmadığından ve bu durumun 2 numaralı davalının işlem dosyaları ve ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacak olması sebebi ile HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğimiz iş bu davada (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve eksik harcı tamamlamak kaydı ile) şimdilik 1.000 Euro, 1.000-USD ve 200.000,00 TL. bedelin USD cinsinden alacağın ihtarname tarihi olan 17/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek USD'ye uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki ... Merkez Bankası efektif satış karşılığı olan Türk Lirası olarak ödenmesine, EUR cinsinden lacağın ihtarname tarihi olan 17/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek EUR'a uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki ... Bankası efektif satış karşılığı olan Türk Lirası olarak ödenmesine ve Türk Lirası alacağın ihtarname tarihi olan 17/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dosyaya ibraz edilen dava dilekçesinde davacı taraf, diğer davalının davalı şirket ile birlikte çalıştığını ikrar ettiğini, diğer davalının ayrıca bu durumdan davalı şirketin haberdar olduğunu beyan ettiğini ileri sürmüşse de, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde diğer davalının altına imza attığı ve bu paragrafta özetlenmeye çalışılan yönde bir yazılı beyanın bulunduğu hiçbir somut delil dosyaya sunulmadığını, diğer davalının iddia edilen usulsüz eylem ve işlemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve davacı ... zarara sokup sokmadığı tarafımızca bilinmemekle birlikte, davacının oluştuğunu iddia ettiği zararları ile davalı şirketin herhangi bir eylem ve işlemi arasında hiçbir illiyet bağının kurulamadığı aşikar olduğunu, davacının ispat edemediği bir başka husus da, diğer davalı ile davalı şirket arasında bulunduğu iddia edilen "usulsüz ortaklıktır". Davalı şirketin diğer davalı ile birlikte hareket ederek davacıyı kasten zarara uğrattığı iddiasının yegane dayanağı, davacının dava dilekçesin yer alan mesnetsiz ve delilsiz beyanlarından ibaret olup dava dilekçesi ekleri incelendiğinde de bu hususu kanıtlar hiçbir somut ve hukuken kabul edilebilir delilin ibraz edilemediği görülebilmekte olduğunu, bu noktada ayrıca belirtmek gerekir ki (kabul anlamına gelmemekle birlikte) şayet yapılacak yargılama neticesinde Mahkemece davacının iddiaları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi kanaati oluşacak olsa dahi, oluşan zararda davacının da kusuru bulunduğundan öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği, davalı şirket, davacı ile arasında kurulu ticari ilişki gereği yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmiş ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalı şirket taşıma işlerini yürütürken "...” olarak ("...") faaliyet göstermekte, dolayısıyla kendisine gelen taşıma işlerini (gerek direkt olarak emtia göndericisi, gerekse de davacı gibi başka bir lojistik firması) alt taşıma organize ederek taşere ettiğini, dilekçenin başında belirtildiği üzere tıpkı davacı şirket gibi davalı şirket de dünyanın dört bir yanında yerel ve uluslararası lojistik hizmet veren global bir şirket olduğunu, buna rağmen davalı şirket üzerinde kayıtlı hiçbir uçak, gemi, tren veya tır bulunmadığını, davalı şirket tüm taşıma işlerini bu paragrafta belirttiğimiz üzere alt taşıyıcılara taşere ettiğini, bu durum da davacı şirketçe bilinmektedir zira taraflar arasında yıllardan beri süregelen ticari faaliyette müvekkil şirket sözleşmesel ve kanuni edimlerini bu şekilde ifa ettiğini, davacı şirketin iddia ettiği üzere diğer davalının usulsüz eylemlerine ilişkin olarak dosyaya sunduğu faturalar ve dekontlar davalı şirket tarafından detaylı bir şekilde incelenmiş ve kendi kayıtlarıyla karşılaştırıldığını, bu inceleme ve araştırma neticesinde elde edilen sonuç, davalı şirketin de bir üst paragrafta belirttiğimiz üzere ilgili faturalara konu taşımaları alt taşıyıcılara taşere ettiği ve tıpkı davalı şirket gibi alt taşıyıcılara taşıma işleri neticesinde fatura karşılığında ödeme yaptığını, söz konusu taşıma işlerini, davalı kesilen faturaları ve davalının yaptığı ödemeleri gösterir Excel tabloları ile fatura ve dekontlar işbu dilekçemiz ekinde (çok hacimli dosyalar olması sebebiyle) harici bellek ile Mahkemenin dikkatine sunulduğunu beyan ederek oluşan zararda hatası, ihmali veya kusuru bulunmayan, bu sebeple de herhangi bir hukuki veya mali sorumluluk atfedilemeyecek davalı şirket açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "... Dosya kapsamından davalılardan ...'nün 14/02/2014 tarihinden 10/05/2021 tarihine kadar ... olarak, davacı işveren emrinde hukuki ve kişisel olarak bağımlı bir şekilde iş ilişkisi kapsamında çalıştığı, davacı ve davalı gerçek kişi arasında iş akdi olduğu ve işçinin özen yükümlülüğüne aykırı davranarak işvereni zarara uğrattığına yönelik haksız eyleminin iş sözleşmesinin devamı esnasında gerçekleştiği ve iş ilişkisindeki uyuşmazlıktan kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup re'sen araştırılması gereken bir husustur. Şu durumda, davanın İş Mahkemesi tarafından görülmesi gerekmektedir. ...1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,2-Davaya bakmaya İstanbul Anadolu İş Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı ... Ltd. Şti. vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin herhangi bir eylem veya işlemiyle davacı tarafı zarara uğratmadığı ve davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile müvekkilinin eylem ve işlemleri arasında bir illiyet bağının bulunmadığı sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın