Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/3529
Karar No
K. 2023/6461
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/3529 E.  ,  2023/6461 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/3529
Karar No: 2023/6461
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Radyo Televizyon ve Telekomünikasyon Yayınları A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üst Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacıya ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/01/2017 tarihindeki saat 15.00'ten itibaren başlayan yayında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendi ile 10. maddesinin 1. fıkrasının ve Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 14.908,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemde, idari para cezasının dayanağı olarak üç ayrı ihlâle yer verilmiş olup, bunların ayrı ayrı değerlendirilmesinden; 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ihlâl edilip edilmediği yönünden;

Dosya ekinde yer alan CD'nin ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, ekranda açıklamalara yer verilerek ekranı kaplayan bir telefondan yapılacak işlemin uygulamalı olarak gösterilmesinin ve önce "Akıllı telefonundan www.....com adresine gir, fotoğrafını yükle seçeneğini seç! Bilgilerini gir! Fotoğrafını yükle!" ibarelerine; sonrasında da "Fotoğrafın ... TV ekranlarında yayınlansın sen de ... TV Fan Club Üyesi ol" şeklinde ibarelere yer verilmesinin, reklam ya da tele-alışveriş olarak nitelendirilemeyeceği, bilgilendirme amaçlı yapıldığı, kişileri herhangi bir ürünü ya da hizmeti almaya teşvik edici nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ihlâlinin söz konusu olmadığı; Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ihlâl edilip edilmediği yönünden;

Ekranda izleyicilerin isim, telefon, yaş ve fotoğraflarının paylaşılmasının eş ve arkadaş bulmaya yönelik olmadığı, mesajlarda eş, sevgili vb. arandığına ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, mesaj gönderenlerin arkadaş ya da eş bulmak gibi bir amaçla bilgilerini paylaşmış olma ihtimali bulunsa dahi izleyicilere fotoğraflarını ekranda paylaşma ve mesaj gönderme imkânı tanıdığı için yayın kuruluşunun eş ve arkadaş bulma hizmeti sunduğunun kabulünün mümkün olmadığı, müzik yayını yapan bir televizyon kanalı olarak insanların şarkı isteklerini paylaşmasına ve şarkıları eş, dost ve sevdiklerine armağan etmesine imkân sağlamak amacıyla mesaj hizmeti sunan yayın kuruluşuna eş ve arkadaş bulma hizmeti sağladığından bahisle ceza verilmesinde hukuka uygunluk bulanmadığı, mesajlarda cinsellik, kötü söz ya da başkaca olumsuz herhangi bir ibarenin, eş ya da arkadaş arandığına ilişkin bir ifadenin bulunmadığı da göz önüne alındığında, dava konusu idari para cezasına dayanak olarak gösterilen yayında, Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ihlâlinin söz konusu olmadığı; 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edilip edilmediği yönünden;

Dava konusu cezaya dayanak yayınların çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verip vermediği, deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek, çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirip yönlendirmediği hususunun teknik bir inceleme gerektirmesi nedeniyle, Mahkemelerinin 01/03/2018 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, buna istinaden hazırlanan 20/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davaya konu görüntüler incelendiğinde; '...' logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 06/01/2017 tarihli 24 saatlik yayın süresince ekranın alt bölümünde akan yazının ve akan yazı başındaki kutucukta '...boşluk mesajını yaz ...'ye gönder' yazısının çocuklara hitap etmediği ve yetişkinlere yönelik olduğu, ayrıca yayın içeriği çocuğun hem merakını cezbedecek, hem kafasını karıştıracak, konuyu anlamaya/ çözmeye teşvik edecek unsurlar içermediği, bu doğrultuda dava konusu görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendini ihlâl edici nitelikte içeriğinin olmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği, söz konusu rapora davalı idare tarafından yapılan itiraz yerinde bulunmayarak, rapor karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte bulunduğu; bu itibarla, dava konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin ihlâlinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacı şirkete 14.908,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 04/05/2023 tarih ve E:2020/490, K:2023/2199 sayılı kararına uyularak verilen kararda; dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan yayının 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendini ihlâl eder nitelikte olup olmadığının belirlenmesi özel bilgiyi gerektirdiğinden, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler ile çocuk ve ergen psikoloğundan oluşturulacak bilirkişi heyetince rapor düzenlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun, belirtilen niteliklere sahip bilirkişi heyetince hazırlanmadığı, ayrıca söz konusu ürüne ilişkin tanıtımın niçin gençleri ve çocukları olumsuz etkilemediğine yönelik bilimsel esaslara uygun şekilde yeterli bir gerekçenin ortaya konulamadığı anlaşıldığından raporun hükme esas alınamayacağı;

Bu durumda, dava konusu işlemde tespit edilen ihlâlin konusunu oluşturan yayına ilişkin olarak çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler ile çocuk ve ergen psikoloğundan oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle yayın içeriklerinin çocuk ve gençler üzerindeki etkisinin yaş tasnifi yapılarak bilimsel esaslara uygun şekilde değerlendirilmiş olduğu bir bilirkişi raporu düzenlendikten sonra karar verilmesi gerekmekte ise de; dava konusu idari para cezasının üç ayrı sebebe dayalı olarak tesis edildiği görüldüğünden, bu sebeplerden herhangi birinin var olması durumunda aynı idari para cezasının verilip verilemeyeceğinin incelenmesi gerektiği, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrasında, davacıya isnat edilen üç ayrı fiil için de, "ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası" verilmesi şeklinde aynı hukukî yaptırımın öngörüldüğü, dava konusu işlemde ise, üç ayrı ihlâl nedeniyle en ağır (tek) cezanın verilmesinin kararlaştırıldığı, ancak söz konusu kuruluşun Aralık 2016 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 2.250,00-TL olduğu, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000,00-TL'den (2017 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 14.908,00-TL) az olamayacağından 14.908,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu nedenle söz konusu para cezasında üç ayrı sebep nedeniyle en ağır cezanın uygulanamadığı, cezanın alt sınırdan verildiği, tek bir ihlâlin bulunması durumunda bile aynı idari para cezasının verileceğinin anlaşıldığı,

Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının verilmesinde, tek bir ihlâlin tespit edilmesinin yeterli olduğu dikkate alındığında, Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yönünden yapılan incelemede, yayına mesaj gönderenlerin isimleri, yaşları, bulundukları şehirler ve telefon numaraları gibi kişisel bilgilerin akar yazı şeklinde yer aldığı, ekrana getirilen telefon numaralarının arkadaş bulmaya yönelik olduğu, ekranda yer alan telefon numaralarının ise kişilerin arkadaş bulması amacıyla ekrana getirildiği anlaşıldığından, davacı şirketin, "Eş ve arkadaş bulma hizmetlerinin ticari iletişimine izin verilemez." kuralını ihlâl ederek yaptığı yayın nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, idari para cezasında belirtilen diğer ihlâller bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığından eksik inceleme ile karar verildiği, gerçek kişilerin kendi istekleriyle yayınlamasını talep ettiği isim, şehir ve telefon numaralarının paylaşılmasının arkadaş ya da eş bulma programı, tanıtımı ve ticari gelir elde edilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, 18 yaşından küçükler telefon numarası edinemeyeceği için yayında çocukların istismarının söz konusu olmadığı, dosyada alınan bilirkişi raporunun idari para cezasının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğu, anılan yayında herhangi bir ürün reklamı veya tele alışverişin söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.