DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/48 E. , 2021/50 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 16/06/2021 tarih ve E:2021/17, K:2021/17 sayılı kararıyla; ... tarafından Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 13/04/2021 tarih ve E:2020/517, K:2021/938 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2020/2055, K:2021/538 ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2020/2017, K:2020/1398 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, "Aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'in açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :
A-ADANA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 3. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2020/517 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Mersin İli ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı tarafından, emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin, bulunduğu rütbenin kıdemine eklenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 28/01/2020 tarih ve 63231 sayılı işlemin iptali istenilmiştir. Mersin 2. İdare Mahkemesinin 04/06/2020 tarih ve E:2020/199, K:2020/443 sayılı kararının özeti:
Emniyet Teşkilatında ilk rütbenin "polis memuru" rütbesi olduğu, komiser yardımcılığının ise ilk emniyet amirliği rütbesi olduğu, mesleğe girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin ise ilk amirlik rütbesinde değil, ilk rütbede adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılması gerektiği, dosya kapsamından davacının mesleğe girmeden önce yaptığı askerlik hizmetinin ilk rütbe olan polis memuru rütbesinde sayıldığı ve hizmet cetvelinde fiili çalışma süresine eklendiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 13/04/2021 tarih ve E:2020/517, K:2021/938 sayılı kararının özeti: İstinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığından, 2577 sayılı Kanun'un 45/3. maddesi uyarınca istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verilmiştir.
B-İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 2. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2020/2017 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, emniyet teşkilatına girmeden önce yapmış olduğu askerlik hizmetinin ... bekleme süresinden sayılması yolundaki talebinin reddine ilişkin 22/01/2020 tarih ve 63231 sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve E:2020/315, K:2020/789 sayılı kararının özeti:
Emniyet Teşkilatında ilk rütbenin "polis memuru" rütbesi olduğu, komiser yardımcılığının ise ilk emniyet amirliği rütbesi olduğu, mesleğe girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin ise ilk amirlik rütbesinde değil, ilk rütbede adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılması gerektiği, dosya kapsamından davacının mesleğe girmeden önce yaptığı askerlik hizmetinin ilk rütbe olan polis memuru rütbesinde sayıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2020/2017, K:2020/1398 sayılı kararının özeti:
Dava dosyası incelendiğinde; 22/11/1998-22/05/2000 tarihleri arasında askerlik hizmetini ifa eden davacının ilk kez 03/07/2003 tarihi itibarıyla emniyet teşkilatında polis memuru olarak göreve başladığı, yaklaşık 13 yıl sonra 3. Dönem PAEM eğitimini tamamlayarak 12/05/2017 tarihi itibarıyla komiser yardımcısı rütbesiyle polis amirliğine terfi ettiği, anılan Yasa değişikliğinden sonraya denk gelen bu ilk terfi döneminde, kendisi gibi mesleğe girmeden önce askerlik hizmetini tamamlayan meslektaşlarının bir kısmının askerlik sürelerinin kıdemlerinde değerlendirildiği ve kıdem olarak kendisinden öne geçtiğinden bahisle, söz konusu askerlik hizmet süresinin kendi rütbe kıdeminde değerlendirilmesi için idareye başvurduğu, başvurusunun reddi üzerine bakılan davayı açtığı,
Davacının mesleğe girmeden önce ifa ettiği askerlik hizmeti süresinin, atandığı ilk polis amirliği rütbesi olan komiser yardımcılığında bekleme süresi içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 10. İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
C-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU DİĞER KARAR: Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2020/2055, K:2021/538 sayılı kararı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2020/2017, K:2020/1398 sayılı kararı ile aynı doğrultudadır. II-İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY :
Uyuşmazlıklarda; emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin polis amiri olduktan sonra bulunulan rütbenin kıdeminden sayılması yolundaki taleplerin reddine ilişkin işlemlerin istemiyle açılan davalarda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT :
1.2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun: Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu: Madde 3/C- (Ek: 18/6/2014-6545/6 md.) ...
4.Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır: ...
c)Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek. ...
5.(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.
2.3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun İlgili Hükümleri ve Hukuki Süreç: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 06/04/2001 tarih ve 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 13. fıkrasında; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde, bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı belirtildikten sonra, aynı maddenin 14. fıkrasında, polis amiri olduktan sonra yapılan askerlik hizmetinin rütbe terfiinde değerlendirileceği kurala bağlanmıştır. Bu kurala göre, polis memuru iken ya da mesleğe girmeden önce yapılan askerlikte geçen sürenin fiili çalışma süresinde değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 11/06/2003 tarih ve E:2001/346, K:2003/63 sayılı kararıyla, 3201 sayılı Kanun'un 4638 sayılı Kanun'la değişik 55. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenlemenin "Polis amiri olduktan sonra yapılan" bölümünün; askerlik hizmetinin yerine getirilmesinde kişilerin kamu görevlisi olup, olmamasının ya da yürüttüğü kamu görevinin niteliğinin farklı bir konum yarattığının kabul edilemeyeceği, kamu görevlisi iken askerlik yapanlardan, bir rütbeyi aldıktan sonra veya önce askerlik yapanların aynı hukuksal durumda bulundukları için bunlara farklı kuralların uygulanması sonucunu doğuran düzenlemenin Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenleme, " ... askerlik hizmeti, ... süreleri rütbe terfiinde değerlendirilir." şeklinde varlığını korumuştur. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra madde metninde, kamu görevine girmeden önce yapılan askerlik hizmetinde geçen sürelerin rütbe terfilerinde değerlendirilmesine engel hükmün kalmadığı açıktır. Nitekim, polis amiri rütbelerinden birinde olup, kamu görevlisi olmadan önce veya polis amiri olmadan önce askerliğini yapanların askerlik hizmeti süresinin rütbe terfisinde değerlendirilmesi gerekeceği yolundaki yargı kararları istikrar kazanmıştır.
Aktarılan gelişmelerin ardından, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 14. fıkrası 03/05/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5337 sayılı Kanun'la, "Mevzuat hükümlerine göre kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi yapılan her türlü uzmanlık, master, doktora ve avukatlık stajı rütbe kıdeminde değerlendirilmez. Ancak, bu Kanun'un 13. maddesinde sayılan rütbeler içerisinde yapılan askerlik hizmeti, yurt dışı misyon koruma, yurt dışı kurs ve diğer görevler sebebi ile geçirilen süreler ile tedavi ve istirahat süreleri, hangi rütbede ifa edilmiş veya geçirilmiş ise o rütbedeki fiili çalışma süresi içerisinde değerlendirilir. Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır. Bu sürelerin sayılması sonucu emsallerine göre kıdemli sayılanlar rütbe terfilerinde her ne sebeple olursa olsun rütbe olarak emsallerini geçemez." şeklinde değiştirilmiştir.
Ve son olarak 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 14. fıkrası, "Mevzuat hükümlerine göre kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi yapılan her türlü uzmanlık, yüksek lisans, doktora ve avukatlık stajı rütbe kıdeminde değerlendirilmez. Ancak, bu Kanunun 13. maddesinde sayılan rütbeler içerisinde yapılan yurt dışı misyon koruma, yurt dışı kurs ve diğer görevler sebebiyle geçirilen süreler ile tedavi ve istirahat süreleri, hangi rütbede ifa edilmiş veya geçirilmiş ise o rütbedeki fiili çalışma süresi içinde değerlendirilir. Ancak bu şekilde geçirilen sürelerin toplamda üç yılı aşan kısmı rütbe terfilerinde değerlendirilmez. Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti, atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır." şeklindeki son halini almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık; emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin halen bulunulan polis amirliği rütbesinin kıdeminden sayılmasının mümkün olup olmadığına ilişkindir. 3201 sayılı Kanun'un "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, polis amirleri ve bulundukları rütbelerde en az bekleme süreleri sayıldıktan sonra bunların terfi ve atamalarına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Dolayısıyla anılan Kanun maddesi polis amirlerine hasren bir düzenleme getirmektedir. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 14. fıkrasında 4638 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra Anayasa Mahkemesinin 11/06/2003 tarih ve E:2001/346, K:2003/63 sayılı kararı ile "Polis amiri olduktan sonra yapılan" ibaresinin iptali üzerine düzenleme, 5337 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 03/05/2005 tarihine kadar " ... askerlik hizmeti, ... süreleri rütbe terfiinde değerlendirilir." şeklini almıştır.
Bu süreç içerisinde aynı yoldaki taleplerin reddi üzerine açılan davaların temyiz aşamasında Kurulumuzca, Anayasa Mahkemesi kararı ile oluşan hukuki durum karşısında, Anayasa Mahkemesi kararı ile oluşan hukuki duruma ilişkin dönemde polis amiri olarak görev yapanların, anılan Yasa değişikliğinden sonraya denk gelen ilk terfi döneminde düzenlemenin öngördüğü değerlendirmeyi yaparak emniyet teşkilatına girmeden önce yaptıkları askerlik hizmetlerinin, bulundukları rütbenin kıdeminden sayılması gerektiği yolunda kararlar verilmiştir. Ancak bu sürecin devamında 3201 sayılı Kanun'un 5337 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 14. fıkrası hükmü, "Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresi içerisinde değerlendirileceği" şeklinde düzenleme getirmiş ve 6638 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile yapılan değişiklikte de bu düzenleme varlığını korumuş, aynı Kanun'un "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde ise, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları; "Sınıf üstü Emniyet Müdürü, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü, İkinci Sınıf Emniyet Müdürü, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü, Emniyet Amiri, Başkomiser, Komiser, Komiser Yardımcısı, Kıdemli Başpolis Memuru, Başpolis Memuru, Polis Memuru" olarak sayılmıştır. Aykırılığın giderilmesi istemine konu;
Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 13/04/2021 tarih ve E:2020/517, K:2021/938 sayılı kararına konu olayda, davacının askerlik hizmetini emniyet teşkilatına girmeden önce 07/11/1984-07/05/1986 tarihleri arasında yerine getirdiği, 05/10/1987 tarihinde polis memuru olarak göreve başladığı, askerlik hizmetinin ise 14/06/1989 tarihinde polis memuru rütbesinde iken fiili hizmetinden sayıldığı;
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2020/2017, K:2020/1398 sayılı kararına konu olayda, davacının 1998-2000 yılları arasında askerlik hizmetini yaptıktan sonra 2004 yılında polis memuru olarak emniyet teşkilatında göreve başladığı, askerlik hizmetinin polis memuru olarak görev yaptığı dönemde fiili hizmetinden sayıldığı, 2017 yılında komiser yardımcısı rütbesine atandığı ve halen bu görevde bulunduğu;
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2020/2055, K:2021/538 sayılı kararına konu olayda da, davacının 26/02/1996-26/08/1997 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptıktan sonra 02/07/2001 tarihinde polis memuru olarak emniyet teşkilatında göreve başladığı, askerlik hizmetinin 23/10/2002 tarihinde polis memuru olduğu dönemde fiili hizmetinden sayıldığı, 06/08/2019 tarihinde komiser yardımcılığı rütbesine atandığı ve halen bu görevde olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla her üç uyuşmazlıkta da davacılar tarafından askerlik hizmetinin emniyet teşkilatına girmeden önce yerine getirildikten sonra, 3201 sayılı Kanun'un 5337 sayılı Kanun'la değişik haline de uygun olarak bu hizmetin, emniyet teşkilatına girdikten sonraki ilk rütbe olan polis memurluğu rütbesinde fiili hizmet süresinden sayıldığı görülmektedir.
Bu durumda, yapılan yasal düzenlemeler karşısında emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin, emniyet teşkilatına polis memuru olarak başlanmış ve bu rütbenin fiili hizmet süresinden sayılmış olması durumunda, sonradan bulunulan rütbenin kıdeminden sayılma olanağı kalmadığı sonucuna ulaşılmıştır. III- SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddi doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 15/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X-3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde, "Emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları aşağıda gösterilmiştir." denildikten sonra Sınıf Üstü Emniyet Müdürü, 1., 2., 3. ve 4. Sınıf Emniyet Müdürü, Emniyet Amiri, Başkomiser, Komiser, Komiser Yardımcısı, Kıdemli Başpolis Memuru, Başpolis Memuru ve Polis Memuru görev unvanları sayılmış, 55/14. maddesinde, "Mevzuat hükümlerine göre kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi yapılan her türlü uzmanlık, yüksek lisans, doktora ve avukatlık stajı rütbe kıdeminde değerlendirilmez. Ancak, bu Kanunun 13. maddesinde sayılan rütbeler içerisinde yapılan yurt dışı misyon koruma, yurt dışı kurs ve diğer görevler sebebiyle geçirilen süreler ile tedavi ve istirahat süreleri, hangi rütbede ifa edilmiş veya geçirilmiş ise o rütbedeki fiili çalışma süresi içinde değerlendirilir. Ancak bu şekilde geçirilen sürelerin toplamda üç yılı aşan kısmı rütbe terfilerinde değerlendirilmez. Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti, atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır." hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Kanun'un 13. maddesinde Emniyet Teşkilatında görev yapacak personelin görev unvanları sayılmış, buna karşılık 55. maddesinde ise polis amiri rütbeleri sayıldıktan sonra bunların terfi usul ve esasları düzenlenmiştir.
Fiili çalışma süresi, kamu görevlilerinin bulundukları görev unvanı içerisinde kazanılmış hak aylığı ve emekliliğe esas kademe ilerlemesi ve derece yükselmelerine yönelik bir düzenleme olup Kanun'un 13. maddesinde belirtilen tüm görev unvanları için geçerlidir. Başka bir ifade ile emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin, polis memurluğu da dahil olmak üzere 13. maddede belirtilen tüm görev unvanlarında sayılması suretiyle kazanılmış hak aylığına ve emekliliğe esas olmak üzere kademe ve derecenin belirlenmesine yöneliktir.
Polis memurluğu, derece ve kademe ilerlemesi haricinde belli bekleme süreleri sonunda dikey bir yükselme öngörülmeyen bir görev unvanı olduğundan 55/14. fıkrasının "Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti, atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır." şeklindeki son cümlesindeki "fiili çalışma süresinin" kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi açısından 13. maddede belirtilen tüm görev unvanları için, bu sürenin "atanılan ilk rütbede sayılması" şeklindeki ibarenin ise 55. maddede sayılan polis amiri rütbelerini kastettiği anlaşılmaktadır. Zira fıkra bu nedenle polis amiri rütbelerini düzenleyen 55. maddeye eklenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, anılan Kanun'un 55/14. maddesinde belirtildiği üzere emniyet teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmetinin, adaylığın onanmasından sonraki ilk görev unvanının, yani polis memuru olarak göreve başlanmışsa polis memurluğunun, polis amiri olarak başlanmışsa polis amirliğinin fiili çalışma süresinden sayılması; öte yandan polis memuru olarak atandıktan sonra fiili çalışma süresinden sayılan bu askerlik hizmetinin, polis amirliğine atandıktan sonra ise 55. maddede düzenlenen ve atanılan ilk rütbenin bekleme süresinden sayılması gerekmektedir. Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, yukarıda belirtilen gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararlar doğrultusunda giderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.