9. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı duruşmalı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanığın katılana zorla oral yoldan cinsel saldırıda bulunduğu şeklinde kabul edilen olayda, nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE 1. Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.09.2015 tarihli raporunda katılanın donuk yada sınır zeka olarak değerlendirildiği, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinin 08.10.2015 tarihli raporunda yapılan muayene ve testlere göre katılanda hafif derecede mental retardasyon olduğunun düşünüldüğünün bildirildiği, Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.11.2015 tarihli raporunda katılanın mağduru bulunduğu olay nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun, fiile karşı kendisini ruhsal yönden savunabileceğinin tespit edildiği ve bahsi geçen raporların hükme esas alınmaya yeterli olmadığı dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince katılanın dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kendisinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, olayın hukuki anlam ve sonucunu algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra toplanacak delillere göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Katılanın emniyet ifadesinde bu olayı bir arkadaşına anlattığını, arkadaşının polise git demesi üzerine sanık hakkında şikayetçi olduğunu beyan ettiği, aşamalarda bahsi geçen şahsın ifadesine başvurulmadığı anlaşıldığından katılanın arkadaşının kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık olarak duruşmaya çağrılarak katılanın kendisine sanığın eylemlerine ilişkin anlatımda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise ne zaman, ne şekilde anlatımda bulunduğu sorularak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma gerekçelerine göre Tebliğnamede sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi, Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap