11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/6587 E. , 2024/7713 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 43. sınıftaki hizmetler için “... TAD LOKANTASI” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, mal ve hizmetlerin de benzediğini, başvurunun müvekkilinin markalarının serisi algısı yarattığını, aynı firmaya ait olduğu yanılgısına sebebiyet vereceği, milyonlarca seçenek özgürlüğü olan davalının kötü niyetle marka başvurusu yaptığını, müvekkilinin 43. sınıfta tescilli “... LOKANTA+ şekil”, “... LOKANTA” markalarını 2012’den bu yana kullandığını, benzer marka başvurularının yargı kararlarıyla reddedildiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun(YİDK) 06.05.2019 tarih ve 2019-M-3687 sayılı kararının iptaline ve 2017/87094 sayılı “... TAD LOKANTASI” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin ayırtediciliğinin düşük olduğunu, davacı markalarında "..." ibaresinin adeta tekliğini kaybedecek şekilde kullanılıp tek başına esas unsur olmaktan çıktığını, davacının bütün markalarının kullanımda olduğunu ispatlamış olmadığını, davacı markalarının seri marka olma vasfına haiz olmadığını, müvekkilinin markasının ise özgün ve ayırtedici bir marka olduğu, taraf markalarının farklı olduğunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen olasılıkların mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, davacı başvurusundaki "tad" ve "lokanta" ibareleri gıda ve içecek maddeleri açısından cins, vasıf ve tür olarak tanımlayıcı bir ibare olduğundan markaların karşılaştırılmasında esas alınmadığı, tescili istenen “43 sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri”nin davacının itiraza mesnet markalarının kapsamındaki 29, 30 ve 32. sınıflara konu yiyecek ve içecek emtiası ile benzer mal ve hizmet niteliğinde olduğu, ortalama düzeydeki tüketicilerin davalının "... TAD LOKANTASI" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-3687 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/87133 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.