Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2014/1240 E. , 2015/40 K.KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ VE TAŞINMAZIN İDARE ADINA TESCİLİ
TAŞINMAZIN TAPU KAYDININ İPTALİ
ENDEKS İLAVESİ
HUSUMET
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemlerine ilişkindir.
Davacı Belediye vekili dava dilekçesinde özetle, davalıların murislerine ait taşınmazın afete maruz bölgede kalması nedeniyle kamulaştırıldığını, davalılar ile yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamadığını beyanla, kamulaştırma konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı Belediye adına tescilini talep etmiştir.
Davalılardan M.. K.. beyanında; davayı kabul etmediklerini, O.. K..; son bilirkişi kurulunca belirlenen raporu kabul ettiklerini, buna göre işlem yapılmasını beyan etmiş, diğer davalılar yazılı veya sözlü olarak beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, bilirkişi kurulu raporu uyarınca dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle kamulaştırma bedelinin 43.365 TL olduğunun tespitine, davacı tarafından depo ettirilen 43.365 TL.nin bilirkişi kurulu raporunda belirtilen miktarlarda davalılara ödenmesine ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece, (1) ve (2) numaralı bozma nedenlerine uyulmasına, (3.) maddedeki yapı birim fiyatlarına endeks ilavesinin hatalı olduğu şeklindeki bozma gerekçesine karşı ise, Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2011 gün ve 2010/18-719 E. 2011/192 K. sayılı kararı gerekçe gösterilerek direnilmesine karar verilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden 2007 yılı birim fiyat listesine göre bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirme sonucu bulunan değere, ayrıca endeks ilavesi yapılması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2010 gün ve 2010/18-415 E. 2010/484 K. ile 05.10.2012 gün ve 2012/18-361 E. 2012/660 K. sayılı kararlarında da aynı ilkenin benimsenmiş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.