Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2010 E. , 2023/6783 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
KARAR DÜZELTMESİNİ
KARAR DÜZELTMESİNİ
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2016/14483 K:2021/4672 sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, İstanbul Taksim Gezi Parkında meydana gelen olaylara destek eylemi olarak bilinen olaylar sırasında 02/06/2013 tarihinde Ankara'daki eylemlerde yaralandığından bahisle zararların meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 600,00 TL maddi, 50.000.00 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Gezi Parkı olayları sırasında eylemcilere müdahale eden çevik kuvvet ekibinin müdahale esnasında çevrede bulunan ancak eyleme katılmayan kişilerin de bundan zarar görmesine sebep olduğu, idarenin bu zararın meydana gelmesinde denetim görevini yerine getirmemekle dolaylı bir şekilde zarara sebebiyet verdiği, böylece kamu görevlilerinin üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usül ve gereklerine aykırı olarak kendilerine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde resmi görevlerini yaparken üstlerine atfedilen şekilde görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri sonucuna varıldığı;
Davacının maddi tazminat istemi yönünden değerlendirme yapıldığında; hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat taleplerinde, tazmin edilmesi istenen zararın, malvarlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde somut olarak ortaya konulabilmesi gerektiği, davacının maddi tazminat yönünden herhangi bir somut zarar dayanağı ortaya koyamadığı görüldüğünden, maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı manevi tazminat istemi yönünden değerlendirme yapıldığında ise; olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibarıyla uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın belirlenmesinde manevi tatmin aracı olması idarenin olaydaki kusurunun niteliği, ağırlığı, idarenin eylemi nedeniyle kişinin manevi değerlerinde bir eksilme olması, olayın üzerinde bırakacağı üzüntü, acı ve sarsıntının etkisi gibi hususlar göz önüne alınacağı; dosyadaki bilgi ve belgelere göre olayın vuku buluş şekli, meydana gelen olayın, davacının bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri ve bu nedenle duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak davacı lehine 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi zarara karşılık 7.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; İdare Mahkemesince davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edilmekle birlikte hükmedilen manevi tazminat tutarının yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı, maddi zararın da sabit olduğu bu nedenle ödenmesi gerektiği, davalı idare tarafından; manevi tazminatın yasal koşulunun zarar ve ağır kusurun bir arada bulunması olduğu, davacının yaralanmasına polis memurlarının sebebiyet verip vermediğinin tespit edilmediği, idarenin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacının karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; kamuoyunda İstanbul Taksim Gezi Parkı Olayları olarak bilinen ve 2013 yılının Mayıs ayı sonundan başlayarak yaklaşık iki ay devam eden protestoların sürdüğü, davacının 02/06/2013 tarihinde Ankara Kızılay'da bulunduğu, kolluk güçleri tarafından yapılan müdahalelerde davacının gaz kapsülü ile sırtından yaralandığı, ...'ne kaldırıldığı, alınan yara nedeniyle sol akciğerde belirgin kontüzyonla uyumlu değişiklik olduğu ve 10 kostada kırık hatları bulunduğu belirtilen bir rapor düzenlendiği, olayın gerçekleşmesinde idarenin kusuru olduğundan bahisle 600,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı İdarenin Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2016/14483, K:2021/4672 sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına dair kısımları kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi bu yönlerden yeniden incelendi:
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 02/06/2013 tarihinde emniyet güçlerince yapılan müdahale esnasında atılan gaz bombası nedeniyle yaralandığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu gaz fişeğinin atılma anına ilişkin görüntü kaydının bulunmadığı ve dosya kapsamında davacının iddiasını destekleyecek başkaca bilgi ve belge de olmadığı göz önüne alındığında, uğradığını iddia ettiği zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin davacının beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı; bir başka anlatımla, iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının olmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesinde hukuki isabet bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerekmektedir. Davacının Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi:
Davacının uğradığını iddia ettiği zararın, idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının bulunmaması nedeniyle temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, anılan kısımların yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının karar düzeltme isteminin REDDİNE,
2.Davalı İdarenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE,
3.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacının maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY :
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesinin istenebileceği, davalı idarenin ve davacı tarafından kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürülen hususların ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığı, bu nedenle karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.