Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7182 E. , 2023/8806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
2....
İSTEMİN_KONUSU: Davacıların evliliğinin aile birliği içinde devam etmediğinden bahisle Türkmenistan uyruklu davacı ...'nın ikamet tezkeresi süresinin uzatılmayarak 27/04/2011 günü saat 24.00'e kadar çıkış yapması gerektiğinin bildirilmesine ilişkin İzmir İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2015 tarih ve E:2012/1531, K:2015/4606 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Türk vatandaşlık hukukunda yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında Türk Vatandaşlığı Kanununda aranan şartları şahsında taşıyan kişinin vatandaşlığa alınıp alınmamasında takdir yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFLARIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2..... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY Dava; davacıların evliliğinin formalite olduğundan bahisle davacılardan Türkmenistan uyruklu ...'nın 22/10/2010-19/04/2011 tarihleri arasında geçerli ikamet izninin çıkışını teminen onbeş güne kadar kısaltılarak iptaline ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un, "İkamet tezkeresinin reddolunacağı haller" başlıklı 7. maddesinde, "A) Sırf iş tutmak için gelecek sanat ve meslek erbabı olup da tutacağı iş, kanunlar gereğince Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunan, B) Türk kanun veya örf ve adetleriyle yahut siyasi icabatla telif edilemiyecek durumda olan veya faaliyette bulunan, C) Türkiye'de kalmak istediği müddet zarfında yaşamak için maddi imkanları meşru bir şekilde temin edemiyeceği sabit olan, D) Türkiye'ye girmesi memnu olup da her nasılsa girmiş bulunan, E) Türkiye'de oturduğu müddetçe huzur ve asayişi ihlal eden, Yabancılara ikamet tezkeresi verilmez" hükmüne yer verilmiştir. "Muzır şahıslar" başlıklı 19. maddesinde ise İçişleri Bakanlığınca memlekette kalması umumi güvenliğe, siyasi ve idari icaplara aykırı sayılan yabancıların verilecek muayyen müddet zarfında Türkiye'den çıkmağa davet olunacağı, bu müddetin sonunda Türkiye'yi terk etmeyenlerin sınır dışı edilebileceği kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen kurallara göre, Türk kanun veya örf ve adetleriyle yahut siyasi icabatla telif edilemiyecek durumda olan veya Türkiye'de kalması idari icaplara aykırı sayılan yabancılara ikamet izni vermeme, izin süresini kısaltma ve sınır dışı etme yönünde işlem tesis edilebileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; davacıların evliliklerine yönelik yapılan tahkikatlar sonucu düzenlenen dosya içerisinde yer alan tutanaklar incelendiğinde; Türk vatandaşı davacının, boşanmış olduğu eşi ile yaşamaya devam ettiği, dolayısıyla yabancı uyruklu davacı ile aile birlikteliği içerisinde yaşamadıklarının tespit edildiği görüldüğünden, ikamet izninin veriliş amacına aykırı olarak evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadığı anlaşılan davacılardan Mavlyuda Seyliyeva hakkında 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un 7 ve 19. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.