14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1999
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2021
NUMARASI: 2018/748 E. - 2021/556 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında karşılıksız çekler nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığını, dosyalarda 6 adet ve 225.500,00 TL bedelli çeklerin takibe konduğunu, müvekkilinin ticari ilişkisine istinaden ve tekstil piyasasındaki ticari teamüller gereğince, davalı şirketten alacağı tekstil emtiası için ileri tarihli avans çekleri verdiğini ve alının çekler karşılığında davalı şirketçe emtia gönderilmediğini, davalının bu çekler karşılığında emtia satarak teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi halinde borcun bulunmadığının anlaşılacağını ileri sürerek, müvekkilinin anılan dosyalarda borçlu olmadığının tespitine ve 6 adet çekin iptaline karar verilmesini, %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; çeklerin 2016 ve 2017 yıllarında verildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 40.000 adet gömlek satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu ve ihraç fazlası ve spot ürünlerin bedeli peşin ödenerek fatura düzenlenmeksizin alındığını, ancak daha sonra ürünlerin çalıntı olduğuna ilişkin dedikoduların yayılması üzerine müvekkili şirket yetkililerinin, davacı şirket yetkilisi ile irtibata geçerek satılmayan 33.000 adet ürünü iade ettiğini, iade esnasında davacı şirket yetkilisinin nakit para bulunmaması nedeniyle çek verilebileceğini söyleyerek davaya konu çekleri verdiğini, ödenmeyen çeklerin takibe konu edildiğini, davacı şirketin mal varlığının bulunmaması nedeniyle alacağın tahsil edilmediğini, ceza yargılamalarından kurtulmak amacıyla dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Dava konusu; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Bakırköy ... İcra müdürlüğü'nün ... Esas takiplerdeki borçlardan ve takip dosyalarındaki takibe esas 6 çek yönünden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Takibe konulan kıymetli evrakların, çek niteliğinde olup, tüm yasal unsurları barındırmakta olduğu; davacının iddiasının davalı şirketten alacağı tekstil mallarına karşılık ileri tarihli çekler verdiğini, ancak karşılığında davalı şirket tarafından herhangi bir emtia gönderilmediği şeklinde olduğu, davalının ise iddia edilenin aksine davacı tarafından davalıya satılan ancak ayıp nedeniyle satılmayan 33.000 adedinin iade üzerine, iade edilen mallara karşılık alınan bir çek olduğunu savunduğu; takiplere konu kıymetli evrakların çek olup, kanuni olarak para borcunu içerdiği, çekin illeten mücerret olduğu, davalının savunması ile çek metnini talil etmediği, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı; ayrıca, ispat yükü kendisinde olan davacının yemin deliline de başvurmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtildiği üzere çeklerin tekstil piyasasındaki ticari teamül gereği davalı şirketten alınacak tekstil ürünlerine karşılık ileri tarihli olarak verildiğini, ancak karşılığında davalı şirketçe herhangi bir emtia teslim edilmediğini ve çeklerin karşılıksız kaldığını, bedelsiz olan ve iadesi gereken çeklerin takibe konu edilmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerine göre çekler nedeniyle davalı şirketten 225.500,00 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise taraflar arasında herhangi bir cari hesap ilişkisine rastlanmadığını, takibekonu 6 çekin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, alınan ileri tarihli çeklere karşılığı davalı şirketin, herhangi bir mal veya emtia satmadığının davalı şirket kayıtlarıyla da ispatlandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.02.2019 tarih ve 2017/19-1639 E. 2019/170 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalı tarafın, çek tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini ispat yükü altında olduğunu ve mal teslim ettiğini yazılı delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, genel olarak da menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükünün davalı-alacaklıda olması nedeniyle de davalının mal teslimini kanıtlaması gerektiğini, ispat külfeti kendisinde olan davalı şirketin cevap ve beyanlarındaki vakıaların tamamının ispata muhtaç soyut iddialar olduğunu, iddiaların hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, müvekkil şirketten 40.000 parça gömlek satın alarak parasının ödendiği ve daha sonra 33.000 adet gömleğin iade edildiğinin doğru olmadığını, davalı şirketin bu üç vakıa ile ilgili olarak yazılı belge, banka kaydı, makbuz, fatura veya iade faturası ibraz etmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.