Davalılar vekili cevap dilekçesinde; borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, davalı Gökben Işık'ın söz konusu borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kefalet borcunun kural olarak ikincil bir borç olup bu ilke uyarınca alacaklının, borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını, buna karşın davacının şirketten olan alacağını, dolaylı yoldan müvekkili Gökben Işık üzerinden tahsil etmeye çalıştığını, müvekkiline hesap kat ihtarnamesi ve muacceliyet ihtarnamesinin çekilmediğini, genel kredi sözleşmesi hükümlerinin, sözleşmede zayıf olan tarafın korunması prensibine bağlı olarak müvekkili aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, talep edilen faiz oranının hukuka uygun olmadığını belirterek haksız davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.