İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/3242 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararının katılan vekili ile sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2018 tarihli ve 2016/230 Esas, 2018/89 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan hükmedilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/1590 Esas, 2018/1650 Karar sayılı kararı ile " 'sanığa yüklenen hırsızlık suçunun öngördüğü cezanın alt sınırının 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirmesi sebebiyle CMK'nın 196/2. maddesi gereği istinabe yasağı olması ve CMK'nun 193/1.maddesinde yer alan Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz' hükmü olduğu gözetilmeden, savunmasının Körfez 2.Asliye Ceza Mahkemesince alınmayıp, yazılan talimat yazısı üzerine istinabe yolu ile Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinde alınarak yokluğunda yargılama yapılıp hükümlülüğüne karar verilmesi " gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda anılan hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/393 E. ve 2019/166 K. sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7 Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/1590 Esas, 2018/1650 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
12.06.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu CMK md.193/1 K5271 md.196/2 CMK md.196/2 K5271 md.302/2 K5271 md.304/2