2. Ceza Dairesi
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6-7. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2012 tarihli ve 2012/73 esas, 2012/737 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.11.2014 gün ve 2014/19780/67196 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 gün ve 2014/376735 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193. maddesinde yer alan, “(1) Kanun'un ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı biçimde, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın