7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 19 ve 131 ada 15 parsel sayılı sırasıyla 717,12 m2 ve 703,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ..., 131 ada 22 ve 155 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 1.647,01 m2 ve 478,19 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ..., 130 ada 20 parsel sayılı 548,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 130 ada 31 parsel sayılı 629,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 131 ada 18 parsel sayılı 574,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 131 ada 21 parsel sayılı 516,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 130 ada 32 parsel sayılı 298,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tarafların miras bırakanı ölü ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş, dava konusu 131 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bir katlı kargir evin de tarafların miras bırakanı ölü ...’a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların miras payı oranında adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 130 ada 19, 20, 31, 32, 131 ada 15, 18, 21, 22 ve 155 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan ...’tan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle dava konusu 130 ada 32 parsel sayılı taşınmaz tarafların ortak miras bırakanı ... adına tespit edildiğine, dava konusu 131 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bir katlı kargir evin de tarafların ortak miras bırakanı ...’a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterildiğine göre, ortak miras bırakan Ahmet’in diğer mirasçıları ... ve ... Karataş da davaya dahil edilmeli, ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, HUMK’nun 45 ve yeni 6100 sayılı HMK’nun 166. maddeleri hükümleri uyarınca davaların birleştirilmesi düşünülmeli, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...’a iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap