8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/2491 E. , 2024/6017 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 20.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın ... Bankası A.Ş.'de 01/05/2001-Eylül 2016 tarihleri arası davalı bankada takip memuru olarak çalıştığını, işe başladığı tarihte, hem Türkiye ... Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı hem de Türkiye ... Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı üyesi olabilecekken, sadece Emekli Sandığı Vakfına üyeliği yapıldığını, munzam sandık üyeliğinin 01.10.2005 tarihine kadar başlatılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından munzam sandık üyeliği için dava dışı Türkiye ... Bankası A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, bunun üzerine 13.000,00 TL ödemesi halinde üyeliğinin yapılacağının bildirildiğini, yapılan değerlendirmenin; anılan tutara işveren payı da dahil edilerek hesaplama yapıldığından hatalı olması nedeniyle ödeme yapılmadığını, açıklanan nedelerle davacının; 01.05.2001-01.10.2005 tarihleri arasında sorumlu olduğu prim borcunun hesaplanarak davacı tarafından ödenmesi halinde Vakfın doğal üyesi olduğunun tespitine, ayrıca davacının, işveren payına düşen birikmiş prim, borç ve faizlerinden sorumlu bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; uyuşmazlıkta uygulanması gereken yönetmeliğin geçici ikinci maddesinden de anlaşılacağı üzere, davacının davalı vakfa 30.12.2005 tarihine kadar yazılı başvuruda bulunarak yönetmelikte bahse konu edilen yükümlülükleri yerine getirmesi ön koşul olarak belirlendiği, yani 30.12.2005 tarihi davacı bakımından yapılacak başvuruda son tarih olup bu tarihte yapılacak başvurunun da yazılı olarak yapılması gerektiği, davacının ise 30.12.2005 tarihine kadar davalı vakfa yazılı bir başvuru yaparak munzam vakıf üyeliğini tespit ettirmediği, bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi gereği Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olacağını düzenleme altına alındığı, buna göre davalı vakfa yazılı başvuru için son sürenin 30.12.2005 tarihi olduğu, davanın ise 22.05.2017 tarihinde açıldığı ve genel zamanaşımı olan on yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği hükümleri gereğince, geriye dönük prim borçlanması imkanından yararlanmak suretiyle Vakfa üye olabilmek için 30.12.2005 tarihine kadar davalı Vakfa yazılı talepte bulunmak şartını yerine getirmediği ve ödeme yapmadığı, dava tarihi itibariyle 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı Maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin de geçtiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile yerinde bulunmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek davacının hizmet akdi devam ettiği için zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, hak düşürücü sürenin geçmediği beyan edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davalı Vakfa ait Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği'nde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının Vakıf üyesi olduğu ile davalı vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.