Sahte vekaletname düzenleyip kullanmak suçundan sanıklar Nadi Çeteci ve Halit Aymaz'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/2.maddesi gereğince 4 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına diğer sanık İbrahim Kasapoğlu'nun ise 765 sayılı Kanun'un 342/2, 81/1.maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.1997 tarihli ve 1995/75 Esas, 1997/127 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından bahisle reddine ilişkin Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli ve 2005/223-212 sayılı ek kararını kapsayan tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddesindeki "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.11.2008 gün ve 2008/13612-58603 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 19.12.20008 gün ve KYB.2008256285 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 02.10.2009 gün ve 2008/21258 E. 2009/11116 K. Sayılı kararı ile bahse konu ek kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi amacıyla; hükümlünün hangi tarihte cezaevine alındığı ve hükmün tebliğ edildiği 02.09.2008 tarihinde cezaevinde bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak, düzenlenecek evrakın da eklenip, dosyanın kanun yararına bozma isteminin incelenmesi yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.04.2010 gün ve 2008/4664-25108 sayılı yazısı ile ikmal edildiği anlaşılan dosya, üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2010 havale tarihli derkenar yazısı ile Dairemize sunulmakla; gereği görüşüldü: 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına incelenmesi olanaksızdır.

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.07.2010 REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 212 sayılı ek kararını kapsayan tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 4709 sayılı Kanun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 212 sayılı karara karşı başvurulacak yasa yolu ve süresi belirtilmesine karşın, yasa yoluna başvuru yönteminin hüküm fıkrasında gösterilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı biçimde hüküm kurulduğu ve dosyada mevcut Eskipazar Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 04.12.2008 tarihli yazısına göre de 02.09.2008 tarihinde cezaevinde bulunan hükümlü İbrahim Kasapoğlu'na Aydın Sokak Kılıç Apt. No:30/11 Beykoz/İstanbul adresinde 7201 sayılı Kanunu 765 sayılı Kanun 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu 173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 127 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.34 K173 md.309 CMK md.34 K7201 md.35 K212 md.309 K127 md.9/3 K5271 md.260 CMK md.232 K765 md.81/1 K765 md.342/2 CMK md.260 K5271 md.309 K4709 md.16 CMK md.309 K212 md.232