Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/73
- Karar No
- 2024/272
- Karar Tarihi
- 19.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde satış noktalarıyla, hazır giyim zincir mağazacılığı alanında 2006 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, bu anlamda müvekkilinin hak sahibi olduğunu markalardan birinin dünya çapında tanınan "..." markası olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde ""...." esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı işletmesinde müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde çorap ürününün taklit niteliktekilerinin satışa sunulduğu bilgisini lisansörü aracılığı ile öğrendiğini, davalının söz konusu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit nitelikteki ürünlere el konulması taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,... ve ... tescil numaralı "...." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacının delil tespiti talebi üzerine dosya, davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 05/04/2024 tarihli rapor ile, davalı adresinde yapılan incelemede, mağaza içerisinde demir sepetler içerisinde satışa hazır halde oldukları tespit edilen 22 (yirmi iki) adet çorap emtiasının etiketlerinde davacının ... ve ... no.lu tescilli markalarının kullanıldığının tespit edildiği, davacının bu markalarının 25. sınıftaki tescilleri çorap emtiasını kapsadığı, malzeme ve işçilik kaliteleri yönünden incelendiğinde tespit edilen ürünlerin orijinal olmadıkları ve tespit edilen marka kullanımının davacı markaları ile mutlak suretle iltibasa yol açacağı, inceleme sırasında tespit edilen emtianın orijinal markalı ürün olduğuna dair bir beyan ve bunu gösterir herhangi bir delil (fatura, lisans sözleşmesi vb.) de sunmadığını, Mahalde bulunan ...., tutanağa da geçen beyanında, “Tespit ettiğiniz ürünler bana aittir, dışarıda satıyorum. Ürün üzerinde herhangi bir marka ismi geçmemektedir, sadece etiketinde yazıyor. Yasak olduğunu bilmiyordum, yoksa satmazdım.” dediğini ve ....'in , vergi levhası/kasa fişi ibraz etmekten imtina ettiğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan ve itiraza uğramayan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalının herhangi bir hakka dayalı olmaksızın davacı adına tescilli ve bu tescil koruma kapsamında olan çorap ürünlerini ticari etki doğuracak şekilde satışa arz ettiği ve böylece SMK 7 ve 29 maddeleri anlamında davacının marka haklarına tecavüzünün sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "...." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak üzerindeki marka etiketlerinin çıkarılmasına,
2.Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4.Davacı tarafından yapılan 855,20 TL dava ilk masrafı, 870,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.725,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan avansın ilgilisine iadesine,
6.Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)