22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2022
ESAS-KARAR NO : 2018/644 E - 2022/550 K
VEKİLLERİ
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12/09/2017 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereğince taahhüt etmiş olduğu asgari alımı yerine getirmediği gibi hiç bir gerekçe göstermeden bayilik sözleşmesini haksız ve süresinden önce 29/06/2018 tarihli noter ihtarı ile feshettiğini, davalının fesih tarihine kadar alması gereken 198 ton akaryakıtın sadece 30 tonunu aldığını, 168 ton akaryakıtı almayarak müvekkilini zarara uğrattığını, cari hesaptan kaynaklı 127.204,62 TL borcunu ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 14/a maddesi gereğince sözleşmenin süresinden önce erken feshi sebebiyle 100.000 USD cezai şart ve sözleşmenim 14/b maddesi gereğince fesih tarihinden sözleşme sonuna kadar satın alınması gereken her ton beyaz ürün için 75 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, 05/07/2018 tarihli alacakların davalıdan talep edildiğini belirterek cari hesaptan kaynaklı 127.204,62 TL, davalının sözleşmenin 8.maddesi gereğince asgari alım tahhüdüne uyulmamasından kaynaklı şimdilik 1.000 USD cezai şartın, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle şimdilik 5.000 USD cezai şartın ve sözleşmenin 14/b md gereğince fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar alınması gerekli akaryakıt tahhüdüne uyulmaması sebebi ile 5.000 USD kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme şartlarının ağır olduğunu, müvekkilinin taahhüdün yerine getirilemeyeceğini bir kaç aylık zaman diliminde anlamış olduğunu, buna rağmen davacının mal sağlamaya devam ettiğini, bu davranışın güven oluşturan bir davranış olduğunu, buna rağmen sözleşmenin feshinden kaynaklı cezai şart istenmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, ön sözleşmede otomasyon ücreti alınmayacağı belirtilmesine rağmen otomasyon ücreti alındığını, sözleşmeye riayet etmeyen tarafın davacı olduğunu, akaryakıt sağlamaya devam ederek sözde alacağın artmasına sebep olan davacının kötü niyetli olduğunu, ağır şartlar taşıyan sözleşmeye uyulmasının beklenemeyeceğini, davacının istediği cezai şart miktarının ticari mahvına neden olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği, davacının davalıdan 127.204,62 TL cari hesap alacağı bulunduğu, sözleşmenin 8, 13 ve 14.maddeleri çerçevesinde gerçekleşmeyen taahhütten kaynaklı haksız fesih nedeni ile davacının cezai şart alacağının ve kar mahrumiyetinin doğduğu, cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede fahiş olduğu, tenkisine karar vermek gerektiği, bu kapsamda davada ıslah talebi verilmediği de gözetilerek dava dilekçesindeki miktarlar üzerinden 8/a maddesine göre 1.000USD; 14/a maddesine göre 5.000USD ve 14/b maddesine göre 5.000USD kar mahrumiyeti karşılığı Türk Lirasının davalıdan cezai şart olarak tahsiline, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 127.204,62-TL cari hesap alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara esas raporun eksik ve hatalı inceleme ile düzenlendiğini, belediyenin işyeri çalıştırma ruhsatının iptali nedeniyle müvekkilinin davacı ile akaryakıt ticaretine devam edemediğini, cezai şartın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının faturalandırdığı otomasyon bakım ücretinin doğru olmadığını, 2018 yılında kapalı olan işletmede bakımı yapılacak makine ve otomasyon aleti bulunmadığını, davaya konu faturalar nedeniyle hizmet veya mal alınmadığını, kurumsal yansıtma bedelinin reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesine dayalı cari hesap alacağı ile ceza şart istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Tarafların arasında 12/09/2017 tarihli 4 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmenin 8-a maddesinde; "bayi, ...yılda en az 300 m3 beyaz ürün(benzin, motorin, gazyağı) satın almayı, taahhüdünden eksik aldığı her ton beyaz ürün için şirkete 75 USD(yetmişbeşAmerikan Doları) cezai şart ödemeyi kabul ve beyan etmiştir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Sözleşmenin 8-b maddesinde; "Cezai şart miktarı hesaplanırken; birden fazla sözleşme dönemini kapsasa bile ilk sözleşme tarihinden başlayıp fesih tarihine veya sözleşmenin süresinin dolması sebebiyle sona ermesi halinde sözleşme süresi sonuna kadar cezai şart hesaplanacaktır. Sözleşmenin erken feshi halinde ise bu madde de kararlaştırılan cezai şarta ilave olarak iş bu sözleşmenin 14 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde kararlaştırılan cezai şart ve kar mahrumiyetini de ayrıca ödemeyi kabul ve beyan ve taahhüt etmektedir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Sözleşmenin 13-c maddesinde; "Bayi, Sözleşmenin erken feshi halinde 8 inci maddede belirtilen asgari mal alım taahhüdünden ayrı olarak 14 üncü maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezai şart ve kar mahrumiyetlerini ayrıca şirkete ödeyecektir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Sözleşmenin 14. maddesinde; "Bayinin işbu sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi veya şirketin feshine sebebiyet vermesi halinde, sözleşme dönemindeki asgari mal alım taahhüdünden kaynaklı cezai şart borcu saklı kalmak kaydıyla ŞİRKET'in ilk yazılı talebini müteakip hiçbir mahkeme kararı aramaksızın derhal ve deffaten; a)BAYİ, cezai şart olarak ŞİRKET'e 100.000(Yüzbin) Amerikan Dolarını ödemeyi, b)Bayi, 8 inci maddede belirtilen asgari mal alış taahhüdüne göre hesaplanmak üzere sözleşmenin feshi tarihinden sözleşmenin sonuna kadar alması gereken her ton beyaz ürün için ŞİRKET'e 75(yetmişbeş) Amerikan Doları kar mahrumiyeti olarak ödemeyi, Kabul beyan ve taahhüt eder." şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmüştür. Davalının davacıya yönelik Ağlasun Noterliğinin 29/06/2018 tarih ve 568 yevmiye numaralı ihbarnamesiyle, akaryakıt bayilik sözleşmesini görülen lüzum üzerine tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiği görülmüştür.
Ağlasun Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 02/08/2016 tarih ve 68970421-000-E.109/E.225 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna hitaben düzenlenen yazısında "... Sehven Karayollarının Yol Geçiş İzin Belgesi için görüş alınmadan İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı düzenlenmiştir. 13.06.2016 Tarih ve 112 sayılı yazımız ile ...'a Karayolları 13.
Bölge Müdürlüğüne Yol Geçiş İzin Belgesi için gerekli görüşü alması ve gerekli şartları yerine getirmesi için 30 gün süre verilmiş olup verilen süre içerisinde gerekli şartları yerine getiremediğinden dolayı İlave Akaryakıt Satış İstasyonunun ruhsatı iptal edilmiştir..." şeklinde bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bayilik sözleşmesinin davalı tarafından "görülen lüzum üzerine" gerekçesi ile feshedilmesi nedeniyle feshin haksız olmasına, yargılama sırasında cevap süresinden sonra ileri sürülen ve istinaf aşamasında tekrar ileri sürülen belediyenin ruhsat iptali nedeniyle sözleşmenin feshedildiği savunmasının gerek ilgili yazıda ruhsat iptalinin sözleşme tarihinden önce olması gerekse savunmanın genişletilmesi kapsamında kalması nedeniyle itibar edilemeyecek olmasına, davacının cari hesap alacağı içinde bulunan istinaf itirazlarına konu edilen otomasyon bakım ücreti ve kurumsal kimlik yansıtma faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davalının bu faturalara konu borçlardan da sorumlu olmasına, sözleşmedeki hükümler gereğince davacı taleplerinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.510,17 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.877,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.632,62 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."