11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, birleşen Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 2017/201 Esas ve 2020/502 Karar sayılı dosyası kapsamındaki 19.09.2017 tarihli sorgusunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 67/2-a. maddesi uyarınca olağan zamanaşımını kestiği belirlenmekle, tebliğnamede yer alan 30.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararından sonra, hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımının dolduğuna yönelik düşünceye iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesi uyarınca, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak olarak sanık hakkında, "2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçundan kamu davası açıldığı, "sahte fatura düzenleme" suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak "sahte fatura düzenleme" suçundan hüküm kurulması Kanun'a aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmakla; Sanığa yüklenen “2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçunun 213 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, dosya kapsamına göre 25.07.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap