4. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın sözlerinin hakaret suçunu oluşturmadığına, ihtilat ve aleniyet koşullarının gerçekleşmediğine yöneliktir. III. GEREKÇE 1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, okul müdür yardımcısı olan katılanın, aynı okulda öğrenci olan oğluna yönelik olumsuz söz ve davranışlarına tepkisel nitelikte ve yakınmaya yönelik sarf ettiği kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, 2.Kabule göre de a.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen cezada aynı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken hesap hatası yapılmak suretiyle netice cezanın eksik belirlenmesi, b.Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık aleyhine katılanın da lehine olacak biçimde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tarafların karşılıklı olarak birbirlerine vekalet ücreti ödemesine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap