12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 34.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2014/810 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4,62/1,51/13-6-7-8 ve 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 3 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2020/8438 Esas, 2022/9035 Karar sayılı ilamıyla, ters istikamette seyir halindeyken kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda bozma ilamına uyularak, sanık hakkında İzmir 34.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2020/8438 Esas, 2022/9035 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4,22/3,62/1, CMUK 326/son, TCK'nın 51/1-3-6-7-8 ve 53/6. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 3 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri: kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.06.2014 günü saat 03.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz asfalt yolda ters istikamette seyir halindeyken, karşı yönden gelmekte olan katılan ...'in idaresindeki otomobile çarptığı akabinde çarpmanın etkisi ile savrulan sanık, katılan ...'nın idaresindeki otomobile çarpması neticesinde katılanların basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandıkları olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, 31.08.2015 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 05.11.2015 tarihli raporda; sanığın, bölünmüş yolda kendi yol bölümünü takiben seyrini sürdürmesi gerekirken karşı yol bölümüne geçip ters yönde seyrini sürdürmesi, karşı yol bölümünde seyreden araçların istikamet şeridini kapatması sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanların ise bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sebebiyle, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün dördüncü fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine ''Mahkemenin 07.04.2016 tarihli ve 2014/810 Esas, 2016/196 Karar sayılı hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün isteme uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın