5. Ceza Dairesi 2021/5117 E. , 2024/11131 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında eylemlerin kül halinde zincirleme edimin ifasına fesat karıştırma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, ... hakkında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşürülme, diğer sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu sanıklar yönünden temyiz talebi bulunmadığı, katılan Hazine vekilinin temyiz talebinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme, ... vekilinin temyiz talebinin tüm hükümlere, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin ise müvekkili hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine yazılı şekilde düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "DÜŞÜRÜLMESİNE'' ibaresinin "DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanıklar Songül ... ve ... yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 18.11.2008 tarihli sorgu, diğer sanıklar yönünden ise 24.02.2006 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında asli ve ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3.Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
İhale konusu edimin hizmet işlerine ilişkin olması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 236/2-e maddesi kapsamında değerlendirilebileceği ancak 5237 sayılı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde;
2.fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve 5237 sayılı Kanun'un 236/2-e maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, somut olayda ise teslim alma komisyonunda yer alan kamu görevlileri haklarında açılmış bir kamu davası bulunmadığı, faili olmayan suçta şeriklik de mümkün olmayacağından sanığın eyleminin edimin ifasına fesat karıştırma suçunu teşkil etmeyeceği nazara alınarak yüklenen suçtan beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu, Sanık hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca yasaklama kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.