T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2109 - 2024/1901
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2109
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :05/09/2024 tarihli ara karar
NUMARASI :2024/423 Esas (derdest dosya)
:2-KANDIRA MANDACILIK VE GIDA SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...
TALEP
İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ :04/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf, Kandıra Mandıracılık ve Gıda Sanayii Ltd. Şti.nin halihazırda ortakları olduğunu, dava tarihi itibariyle davalı ... 10.500 payı, müvekkili ... nun ise 9.500 payı mevcut olduğunu, dava konusu şirketin 02.08.2012 tarihinde üç ortaklı olarak kurulduğunu, şirket sermayesi 10.000 adet pay üzerinden, müvekkili ... 4000 adet pay, davalı ... 4000 adet pay, ... 2000 adet pay, şeklinde hisse yapısına sahip olarak kurulduğunu, ortaklardan ...'nin kuruluştaki sermaye payı müvekkili ... ve diğer ortak ... tarafından ödendiğini, müvekkili ... ile davalı ... arasında şirket kuruluşundan itibaren sözlü olarak pay sahipleri sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince kuruluş aşamasından itibaren davalı ... ile müvekkili ... şirketteki hisseleri birbiriyle eşit şekilde olacağını, bu nedenle kuruluş aşamasında da toplam 10.000 adet payın 4000 adet payı müvekkili ..., yine aynı sayıda olan 4000 adet pay da davalı ... ait olacak şekilde şirketin kuruluşu gerçekleştirildiğini, şirketin kuruluşundan sonra 24.01.2014 tarihinde sermaye artırımı yapılarak dava dışı şirketin ortaklık ve sermaye yapısı 20.000 paya çıkartıldığını, artış neticesinde müvekkili ... 9000 adet pay, davalı ... 9000 adet pay, ... 2000 adet pay, olarak pay adetleri değiştirildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözlü"Pay Sahipleri Sözleşmesi"ne uygun şekilde hisse adetleri birbirine eşit olarak düzenlendiğini, 01.12.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısıyla şirket ortaklarından dava dışı ... isimli şahıs kendisine ait olan toplam 2000 adet şirket hissesinden 1000 adetini müvekkili ..., geri kalan 1000 adetini de kız kardeşi ... devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkili ... dava dışı ... isimli şahıstan kendisine yapılan 1000 adet hisse devri üzerine davalı ... ile arasında mevcut olan eşit hissedar olmaya yönelik "Pay Sahipleri Sözleşmesi" gereğince işbu 1000 adet hissenin ½si olan 500 adet hisseyi 10.09.2019 tarihli Genel Kurul toplantısıyla davalı ... hiçbir bedel almaksızın devrettiğini, devir neticesinde müvekkili ... 9500 adet hisseye, davalı ... ise yine 9500 adet hisseye sahip hale geldiğini, geri kalan 1000 adet hisse ise dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu, şirket ortaklarından dava dışı ... isimli şahsın vekili olan ... isimli şahıs, müvekkili davacı ...Ekim 2019 tarihinde arayarak, ... ait hisselerin tamamını müvekkili ... devretmek istediğini bildirdiğini, müvekkili ... kendisine yapılan bu teklif üzerine şirketin diğer ortağı olan davalı ... ile bu konuyu görüşerek kendisine dönüş yapacağını ifade ettiğini, bu görüşmeden kısa bir süre sonra müvekkili ... konuyu davalı ... ile görüşerek satış bedeli konusunda ortak bir teklif oluşturduklarını, Oluşturulan bu teklifi ... vekili ... kabul etmemiş ve pay satın alma işlemi belli bir süre askıda kaldığını, davalı ... bir yandan müvekkili ... ... ait hisselerin satın almasıyla ilgili 23.03.2020 Pazartesi gününe kadar bekleyelim derken diğer yandan adı geçen hisseleri 18.03.2020 tarihinde Beykoz 2. Noterliğinin 18.03.2020 tarih ve ... Yevmiye Nolu "Hisse Devir Temlik Sözleşmesi" gereğince devraldığını, davalı ... müvekkili ile arasında mevcut olan ve sözlü olarak yapılan "Pay Sahipleri Sözleşmesi"ne aykırı davranarak dava dışı ... isimli şahsa ait 1000 adet hisseyi kendi adına almış olduğunu, müvekkili tarafından Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/326e. 2021/484k. sayılı dava dosyasıyla 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesi talebiyle dava açılmış ise de bu dava reddedilerek yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkili ... tarafından Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/326E. ve 2021/484K. sayılı dava dosyası ile 06.07.2020 tarihli yapılan Genel Kurulda pay devrinin onayına ilişkin gündemin ikinci maddesiyle müdür seçimine ilişkin gündemin üçüncü maddelerine ilişkin olarak iptal davası açılmış ise de; Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 2020/63E. ve 2022/2283K. sayılı ilamı ile müvekkili tarafından yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilerek yerel Mahkeme kararı onandığını, müvekkili ... 10.09.2019 tarihli hisse devri karşılığında, davalı ... hiçbir şekilde herhangi bir satış bedeli almadığını, bugüne kadar da davalı ... tarafından da bir satış bedeli müvekkiline hiçbir şekilde ödenmediğini, bu nedenle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/419.E. sayılı dava dosyasının red ile sonuçlanması halinde, işbu huzurdaki dava müvekkili yönünden son derece önem arz edeceğini, bu davaya konu olan dava dışı ... isimli hissedardan satın alınan 1000 adet payın ½'si olan 500 adet pay, müvekkili ... tarafından davalı ... devredilmiş ise de; bu satış ve devirle ilgili olarak davalı ... bugüne kadar satış bedelini ödemediğinden satış sözleşmesinin iptaline ve 500 adet payın müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalı ... adına kayıtlı bulunan Kandıra Mandıracılık ve Gıda Sanayii Ltd. Şti.de adına kayıtlı bulunan 10.500 adet payın dava dışı ... isimli hissedardan satın alınan 1000 adet payın ½si olan 500 adetlik kısmının müvekkili ... tarafından 10.09.2019 tarihinde davalı ... devri neticesinde müvekkiline herhangi bir satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan hisse devir sözleşmesinin geçersiz olması ve işbu 500 adet payın mülkiyet hakkının müvekkiline ait olması sebebiyle işbu 500 adet payın HMK 396 vd. maddeleri gereğince ileride telafisi imkansız zararların doğmasının önlenilmesi bakımından teminatsız olarak üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesi amacıyla ihiyati tedbir kararı verilmesine, 10.09.2019 tarihinde yapılan Hisse Devir ve Temlik Sözleşmesi gereğince dava dışı ... isimli hissedardan satın alınan 1000 adet payın ½si olan 500 adetlik kısmının davalı ... 10.09.2019 tarihinde yapılan devir ve temliki ile ilgili olarak satış bedelinin müvekkili ... ödenmemesi sebebiyle taraflar arasında yapılan işbu hisse devir sözleşmesinin iptaline, işbu 500 adet payın müvekkili ... adına kayıt ve tesciline, bu şekilde yapılan pay devrinin dava konusu şirket pay defterine kayıt ve tesciline, bu şekilde yapılan pay devrinin Ticaret Sicilde kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kurumu ve ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan yaklaşık ispata ilişkin hükümler çerçevesinde somut uyuşmazlık inceleme konusu yapıldığında, yargılama devam ederken davalı tarafın dava konusu edilen 500 adet payı her an üçüncü kişilere devir ve temlik etme imkanına sahip olduğu nazara alındığında yine ilgili hükümler çerçevesinde tedbir kararı verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, delil dileksinde yer verilen Hisse Devir Sözleşmesi, Hisse Devir Tutanağı, "Pay Sahipleri Sözleşmesi"ni ortaya koyan mail yazışmaları ve sair deliller ışığında taraflar arasında ilgili sözleşmenin akdedildiği sabit olmakla işbu hususa dayanılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istinaf edilen ara kararın hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğuna dair bir beyan, belge, delil sunulmaksızın dava dilekçesinin tekrar edilmekle yetinildiğini, davacı tarafın, dava dilekçesindeki nihai istemleri konusunda herhangi bir yargılama yapılmadığını, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam olunduğunu, hal böyle iken davacı vekilinin ilk derece mahkemesinde görülecek iddia ve tartışma konularını, istinaf aşamasında ve aradaki bağı kurmaksızın ileri sürmesinin anlamsız olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarih, 2024/423 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı ile dava dışı ... ve ...'in davalı şirketin kurucu ortakları olduğu, 02/08/2012 tarihindeki kuruluşunda pay dağılımının davacı 4.000 pay, ... 4.000 pay, ... 2.000 pay şeklinde olduğu, 24/01/2014 tarihli sermaye arttırımı üzerine davacı ile ...'ın paylarının 9.000'e çıkarıldığı, 01/12/2016 tarihinde ...'in 1.000 payının davacıya, 1.000 payının dava dışı ...'a devrettiği, 10/09/2019 tarihinde davacının 500 payını ...'a devrettiği, bu devir sonrasında davacı ve ...'ın 9.500'er, ...'ın 1.000 payı olduğu, ...'ın, ...'a tüm paylarını devrettiği, davacının eldeki dava ile davalı ... ile aralarında olduğunu ileri sürdüğü her iki ortağın paylarının eşit olacağına ilişkin pay sahipleri sözleşmesi nedeniyle davalının dava dışı ...'dan fazladan pay iktisap etmesi nedeniyle, kendisinin ...'den satın alıp 500 adetini davalı ...'a devrinde davalı ...'ın pay bedelini ödemediği gerekçesi ile bu 500 paya ilişkin hisse devir sözleşmesinin iptaline ve pay defterine kendi adına tescilini, dava devam ederken de payların devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK.'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK.'nın 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Eldeki uyuşmazlıkta, davacının varlığını ileri sürdüğü pay sahipleri sözleşmesinin varlığını yazılı bir şekilde ispat edemediği, mail yazışmalarının delil vasfı yönünden dosyada yapılmış bir inceleme bulunmadığı, ileri sürülen diğer iddialara ilişkin az yukarıda açıklanan yaklaşık ispat koşulunu yerine getirecek delil sunulmadığı bu nedenle ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı görülmekle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3.Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2024 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*