4. Hukuk Dairesi

İSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/79579 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.12.2021 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat... geldiler, tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.1.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacı idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik nedeniyle 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 229.079,24 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yaptıklarını, başka sorumluluklarının kalmadığını, maluliyeti ve kusuru kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının %75 kusur oranı ve davacının %17 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda talebin tamamen kabulü ile 229.079,24 TL tazminatın 01.07.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun başvuruda bulunulmadığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, raporun usule uygun düzenlenmediğini, doğru maluliyet oranı esas alındığında davalı şirket ödemesinin yeterli olduğunun anlaşılacağını, hesaplamada TRH Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, temerrüt oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı, davalı tarafın itirazına konu ettiği yönetmelik hükümleri ile aynı cetvel kullanıldığı, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olmakla faiz başlangıcında hata olmadığı, davalı tarafça, ıslah dilekçesine karşı beyan için süre verilmediği ileri sürülmüşse de itiraz sonrası yargılamaya devam edildiğinden, beyan sunabilme imkanı olmakla bu itirazın yersiz olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiş, ancak TRH Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle bu yönde itiraz aşamasında aldırılan 24.03.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat miktarının 204.26,00 TL olarak ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere sigorta şirketi vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 05.11.2020 - K- 2020/79579 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların reddine, talebin kısmen kabulü ile 204.268,00 TL tutarındaki tazminatın 01.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılmış olan Ak Sigorta A.Ş'den alınarak başvuru sahibi ...'e ödenmesine, 24.811,24 TL tutarın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde ;maluliyeti kabul etmediklerini, ödeme yaptıkları raporla hükme esas alınan rapor arasında çelişki oluştuğunu, raporun usule aykırı olduğunu, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, beyanda bulunmak üzere süre verilmediğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 294 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası, 297, 298 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği, sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi; sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 298 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 229.079,24 TL tazminata hükmedilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının diğer itirazları reddedilmiş ancak hesap raporuna yapılan itirazı kabul edilerek hesap raporu aldırılmış ve 5.2 Gerekçeli Karar başlığı altında " Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak görevlendirilen 05.11.2020 - K-2020/79579 nolu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı usul, Yasa ve Yargıtay kararları dikkate alınarak sigorta şirketi vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. " şeklinde belirtilerek ardından hüküm kısmında " "Sigorta şirketi vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 05.11.2020 - K- 2020/79579 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların reddine, talebin kısmen kabulü ile 204.268,00 TL tutarındaki tazminatın 01.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılmış olan Ak Sigorta A.Ş'den alınarak başvuru sahibi ...'e ödenmesine, 24.811,24 TL tutarın reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur. Açıkça görüldüğü üzere gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşmuş ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyeti'nce Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap