Esas No
E. 2024/385
Karar No
K. 2024/8637
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/385 E.  ,  2024/8637 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1739 Esas, 2023/1098 Karar
HÜKÜM: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/481 E., 2019/350 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2009 yılından bugüne ... internet sitesi üzerinden faaliyetini sürdüren müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... ibareli birçok markanın ve T/02568 sayı ile ... ve T/5484110 sayı ile ... tanınmış markalarının hak sahibi konumunda olduğunu, bilişim uzmanı ... tarafından yapılan kontrollerde (13.11.2018) müvekkiline ait ... markasının davalı tarafından ... ve https://fasardi.com.tr/ alan adlı web sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde ... reklamlarında anahtar kelime olarak kullanılarak müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarının ihlal edildiğinin ve bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda müvekkilinin ticari itibarından ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığının tespit edildiğini, Beyoğlu 20. Noterliğinden davalı tarafından müvekkiline ait ... markasının izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde ... ... Reklamlarında anahtar kelime olarak kullanılarak müvekkilinin marka haklarının ihlal edildiğinin ve haksız rekabete sebep olunduğunun tespiti için e-tespit yaptırıldığını, anılan rapor ve e-tespit tutanağı incelendiğinde, ... arama motoruna ... yazılarak arama yapıldığını, bu arama sonucunda reklam alanında davalının sahibi olduğu ... isimli internet sitesinin çıktığını, davalının müvekkilinin ... ibareli markasına reklam verdiğinin tespit edildiğini ve davalının eyleminin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin tescilli markalan olan ... ve ... ibarelerinin davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen ... ve .../ alan adlı internet sitesi için ... ... aracılığıyla gün içi saatlerinde anahtar sözcük olarak kullanılması ve bu ibareler ile yapılan aramalarda ... ve .../ sitesinin aramalarda üst sıralarda çıkması nedeniyle, müvekkilinin marka haklarına vaki tecavüzün durdurulmasını, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının www.fasardi com.tr ve https://fasardi.com.tr internet sitesinde müvekkilinin ... ibareli markalarını kullanmamak suretiyle, eğer mümkün değilse ... ve https://fasardi.com.tr/ sitesine erişimin engellenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasını, müvekkili lehine 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini ve hükmün kesinleşmesini takiben karar özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibarıyla tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının noter tespitinin sadece ekran görüntüsü alınarak görünen ekran üzerinden yapıldığını, halbuki ... ... reklam sisteminin görünenin arkasında arka planda tanıtılan anahtar kelimeler üzerinden işlediğini, anahtar kelimelerle birebir aynı arama sonucunun verilmesine tam eşleşme denirken, anahtar kelimelerle benzer kelimelerden harekette listelenen sonuçlar için geniş eşleşme tabirinin kullanıldığını, geniş eşleşme sistemine dışarıdan müdahale imkanının bulunmadığını ve sistemin oluşturulduğu algoritmaya göre sonuçlar verildiğini, dava konusu olayda da müvekkilinin, davacıya ait marka ibarelerine anahtar kelime olarak yer vermemiş olmasına rağmen, üçüncü sayfada da olsa sonuçlar arasında müvekkilinin reklamının çıkmasının geniş eşleşme sonucu olduğunu, fakat bu sisteme müvekkilinin müdahale imkanı bulunmadığından bu eşleşmeden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuki olmadığını, ancak ... firmasının ve yarattığı algoritmanın bundan sorumlu tutulabileceğini, geniş eşleşme durumunda anahtar kelime olarak illa ... ibaresinin konulmasının gerekmediğini, sadece trend kelimesi veya davacının anahtar kelimesiyle ortak olan diğer kelimeler üzerinden eşleştirmeler sonucunda dahi ... araması neticesi verebildiğini, müvekkilinin mecburiyeti bulunmamasına rağmen davacı markalarına ait ibarelerin ... ... negatif kelimeler listesine eklendiğini, bu negatif kelime listesinin özellikle davacı ile benzer arama sonuçlarında müvekkilinin çıkmamasını sağladığını ve davanın haksızlığının, tayin edilecek bir bilişim uzmanının müvekkiline ait ... ... sistemini incelemesi ve sisteme geçmişten bu yana tanıtılan anahtar sözcüklerin kontrol edilmesiyle kolayca anlaşılabileceğini, bu sistem incelendiğinde davacı markalarının hiçbir şekilde kullanılmadığının görüleceğini ve hangi aramaların müvekkili internet sitesine yöneldiğinin ve kaç tanesinin alışverişe dönüştüğünün de anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı ... anahtar kelimesinde kendisine ait reklamların yayımlanmasını önleyen ayarlarını sisteme 18.07.2018 tarihinde tanıtmış olsa da, bu ayarın davalının seçimi ve iradesiyle aktif olarak tutulmadığı, bu yolla davacıya ait "..."kelimesi ile arama yapan kullanıcılara (tüketicilere) 18.700 defa davalının reklamının gösterilmesine ve bu reklamlara 337 defa tıklanmasına sebep olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının negatif anahtar kelime ayarlarını tanıtmasına rağmen aktif hale getirmeyerek bu sonuca ulaşılacağını öngörmesi gerektiği, öngörülebileceği bu duruma iradi hareketi ile sebep olduğu ve sonucun davacının marka haklarına tecavüz olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasının tam kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilerek, davalının davacıya ait tescilli "..." ve "..." ibareli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda "..." ve "https://..." isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan raporda, davalının ... hesabında anahtar kelime listesinin içerisinde, davacıya ait “... veya '...’' ibareli markaları içeren anahtar kelimelere rastlanmadığı, “... veya '...’' anahtar kelimesi ile aratılınca, arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen davalı reklamlarının göründüğü, bunun sebebinin ... otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre "alakalı aramalar" olarak değerlendirilmesi olduğu, davalının reklam hesaplarında eklemiş olduğu tam eşleşmeli negatif anahtar kelimelerin, davalının reklamlarını "..." veya ‘..." anahtar kelime aramalarında gösteremez şekilde ayarlanmadığı, içinde ... kelimesi geçen hiçbir aramada davalının reklamlarının gösterilmemesi anlamına gelen “geniş eşleşmeli negatif kelime” ayarının ise, sisteme 17.07.2018 tarihinde tanıtıldığı, ancak bu ayarın 09.11.2018 tarihinde davalı tarafından pasif halde tutulduğu, bu nedenle “... kelimesinde davalının reklamlarının gösterilmesinin mümkün olabildiği hususlarının tespit edildiği, davalının “geniş eşleşmeli negatif kelime” ayarının pasif halde bulunuyor olması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminin sabit olduğunu ileri sürmenin yasal düzenleme dikkate alındığında mümkün olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde "işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ve de benzeri biçimde kullanılmasının" markaya tecavüz teşkil ederek, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, marka sahibi tarafından önlenebileceği düzenlenmekle, davalının negatif eşlemesinin pasif halde bulunmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gibi haksız rekabet de teşkil etmeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin (a) bendi.

3.Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.