7. Hukuk Dairesi 2012/5303 E. , 2012/9187 K.
"İçtihat Metni"
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Davacı anne tarafından dedesi ... ... ...'ın babası ... ... ile annesi ... ...'ın mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davacının muris ... ... hakkındaki temyiz itirazları yönüyle;
Davacının dedesi ... ... ...'ın İstanbul ili ... İlçesi ... Mahallesi, cilt 61, hane 408'de kayıtlı annesi ... ... hakkında da mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiş ise de nüfus kayıtlarının incelenmesinde muris ... ... hakkında ölüm araştırmasının yapıldığı bu nedenle kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Nüfus kütüğünde kayıtlı bir kişinin ölüm kaydı kütüklere işlenmedikçe veya Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince kişinin sağ olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nüfus Müdürlüklerince ölüm araştırması yapılması ve buna ilişkin açıklama yazılarak kütükteki kaydın kapatılmış olması bu olguyu değiştirmeyeceği, ölüm kaydının işlenmesinden sonra davacının dava açmasının mümkün olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının muris ... ... hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece muris ... ...'nın nüfusa kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29.maddesi hükmünde bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30.madde hükmünde de doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.
Davacı mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmek için miras bırakanın öldüğünü ve ölüm tarihini, miras bırakan ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır.
Nüfus kayıtlarının incelenmesinde muris ... ...'nın nüfusa kayıtlı olmadığı, ancak davacının dedesi ... ... ...'ın İstanbul ili ... İlçesi, ... Mahallesi, cilt 61, hane 408'de kayıtlı olduğu, baba hanesinde mirasçılık belgesi istenilen muris ... ...'nın isminin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Hiç kimse babasız doğamayacağına göre, davacının nüfus kayıtları ile kendisi ile miras bırakan arasındaki irs bağını da kanıtlamış sayıldığının kabulü gerekir.
O halde; mahkemece davacı tarafa ispat yükünün kendisinde olduğu da hatırlatılarak miras bırakanın ne zaman öldüğünü, ölüm gününde kimlerin mirasçı olduklarını kanıtlamaya yarayacak tüm delillerini dosyaya sunması için süre ve gerekirse kesin süre verilmeli, göstereceği tüm deliller eksiksiz toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre muris ... ... hakkındaki mirasçılık belgesi istemi yönüyle bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik araştırma ve soruşturma ile ve yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının muris ... ... hakkında mirasçılık belgesi verilmesi istemine yönelik temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.